-
GELECEK VE DÖRT KELİME (çin,altın,tarım ve şeker)
İstanbul, finans dünyasının en nevi şahsına münhasır aktörlerinden birini ağırladı. “Yeterince zekiyseniz 1807’de Londra’ya, 1907’de New York’a, 2007’de ise Asya’ya taşınırdınız” diyen ve tası tarağı toplayıp ailesi ile Singapur’a yerleşen, 1990-1992’de motosikletle, 1999-2002’de ise otomobille 116 ülkeye seyahat ederek Guinness Rekorlar Kitabı’na giren ve dünya yatırım önerileri için ağzının içine bakarken “Gidin çiftçi olun” diyecek kadar orijinal biri… DEVAMINI OKU
-
SIRADIŞI İNSANLARIN SIRADANLARA ORANI:0.000001…………….VE YAPILACAK İŞLER VE DA VİNCİ
Tarihe adını altın harflerle yazdırmış insan sayısının şu dünyaya misafir olmuş ve misafirliği bitmiş ve halen misafirliği devam eden tüm insanların sayısına oranı hakkında bir fikri olan var mı?…Bu konuda bir araştırma,bir hesaplama yapılmış mı dır?En azından benim böyle bir araştırmadan haberim olmadı. Fakat bu oranın çok düşük bir oran olacağı kanaatindeyim.Yine aynı şekilde oranın çok düşük çıkacağı diğer bir hesapta; sıradan insanların sıradan olmayanlara oranı olacaktır.Yukarıdaki oran ile bu aran birbirine belki de eşit,beklide çok yakın çıkacak..Çünkü sıra dışı insanların büyük çoğunluğu tarihe geçmiş şahsiyetlerdir………………………………………Haddimi aşarak tahmini bir oran ifade edeceğim ve ediyorum:MİLYONDA BİR DEVAMINI OKU
-
KAYBETMEK İÇİN DOĞANLARIN 10 ORTAK ÖZELLİĞİ
KAYBETMEK İÇİN DOĞANLARIN 10 ORTAK ÖZELLİĞİ Kaybetmek için doğanların 10 ortak özelliği Bir filozof, “Hayat doğduğumuzda hepimize bir mermer bloğu verir. Bazılarımız ondan güzel bir heykel yaparız, bazılarımız ise hoyratça peşimizden sürükleyip paramparça ederiz” demişti………………………………………………………………………………………………… Kaybedenler de kazananlar gibi benzer ve farklı özelliklere sahiptir. Bazıları Leonard Cohen’in deyişiyle ‘görkemli kaybeden’dir. Bazıları ‘yokluğu anlaşılmaz’dır. Bazıları kaybederken başkalarına da zarar verir. Bazıları ise ‘sadece kendine zararlı’ kaybedendir………………………………………………………… Kazananlar gibi kaybedenler de, ‘felsefeli kaybedenler’ ve ‘felsefesiz kaybedenler’ diye ikiye ayrılabilir. Kazanmak gibi, kaybetmek de bağımlılık yapabilir. Kaybetmişliğiyle barışmanın ötesine geçip, kaybetmeyi kimlikleştirmek de mümkündür. Bu bağlamda ‘param yok’ demekle, ‘ben fakirim’ demek arasında dağlar kadar fark vardır. Kaybetmeyi kimlik haline getirmek, -ki bunun Türk usulü versiyonu arabeskleşmedir- kaybetmeyi kalıcı ve ‘sürdürülebilir’ hale getirir. Hiç kimse durduk yerde kaybeden olamaz. Kaybeden olmak için de bazı şekillerde düşünmek, bazı şekillerde davranmak, bazı şeylere inanmak gerekir. Kaybeden olmanın da yapılacaklar ve yapılmayacaklar listesi vardır. Kaybetmek için doğanlar pek fark etmeseler de, kaybetmek için de çaba harcamak gerekir! Peki hayat oyununda kaybetmeye yatkın insanların, düşünce ve davranışlarında sıklıkla karşılaşılan ortak özellikler nelerdir?…………………………………………………………….. 1- İç disiplin yetersizliği Başarısız insanların birinci ortak özelliği, irade gücü zayıflığıdır. Kendini içinden disipline ederek, bir amaca doğru harekete geçirememek bu insanların en büyük eksiğidir. İrade gücü, insanın kendi iç güçlerini bir mercek gibi toplayıp, bu gücü bir amaca yöneltmektir. İradesi zayıf olduğu için kendini kontrol edemeyenlerin, olayları ve diğer insanları yönetmesini beklememek gerekir……………………………………………………. 2- Zaman kullanım bilincinde zayıflık Başarılı ya da başarısız herkesin 24 saati vardır, farkı yapan bu zamanı nasıl kullandıklarıdır. Başarmak istediği işleri, bir zaman çerçevesine oturtup, yani ‘işleri takvime bağlayıp’ sonra da kendini o programına göre denetleyenler, iyi bir kişisel organizasyon sistemi kurmuştur. Belli bir amaç ve yön duygusuyla hareket etmeyenler, zamanının değerini de bilemez. Yapılacak işleri olanlar için zaman geçer, bir amacı olmayanlar içinse zaman döner! Sabah olur, öğlen olur, akşam olur, tekrar sabah olur!………………………………………………………………………………………………………………… 3- Başarıyı dış faktörlere bağlama eğilimi Bernard Show ünlü esprisinde, “Başarı tamamen şansa bağlıdır, inanmıyorsanız başarısızlara sorun!” der. Başarısızların, hayatlarındaki sonuç-ları kendi karar ve seçimlerine bağlamak yerine, kader, kısmet, şans ve şartlar gibi dışsal faktörlere bağlama eğilimi yüksektir. Egolarını savunmak ve öz saygılarını korumak için, başarısızlığı “Rüzgar karşıdan esiyordu, hakem karşı tarafı tutuyordu” gibi dış faktörlere bağlarlar. Bu tutumun tehlikesi nedir? İnsanlar başkalarını ve şartları çok fazla suçlarsa, öğrenmeye zaman bulamaz……………………………………. 4- ‘Saydı’ tipi düşünmeye yatkınlık Başaranlar, önlerindeki şartlardan nasıl başarılı bir sonuç çıkarabileceklerini düşünür. Başarısızlık merkezli düşünenler ise, ‘başka şartlarda olsa-lardı’ neler yapabileceklerini anlatıp durur. Bu ‘saydı’ tipi düşünmedir. Bu tür kadınlar, ‘erkek doğsalardı’ neler yapabileceğini anlatırken, bu tür erkekler ‘kadın doğsalardı’ neler yapabileceklerini sayıklar. Daha ilkokula bile gitmemiş olan İbrahim Tatlıses, “Urfa’da Oxford olsaydı, biz de giderdik” der! Kısacası, başarı sonuç alır, sevinir ve susar. Başarısızlık konuştukça konuşur. Çünkü elinden iş gelme-yenlerin, dilinden çok söz gelir! Cenap Şahabettin’in deyişiyle “Yerinde sayanlar yürüyenlerden daha çok gürültü çıkarır.”……………….. 5- Arabeskleşmeye yatkınlık Başarısızlığa götüren tavırlardan biri de arabesk düşünmeye yatkınlıktır. Arabesk hayat görüşü sürekli bir ‘başarısızlık beklentisi’ içindedir. Kendini ‘bela paratoneri’ gibi görür. Arabesk söyleyerek başarılı olunabilir ama arabesk bir dünya görüşüyle başarıdan başarıya koşmak pek mümkün değildir. Arabesk tavırlılar, söylemek yerine söylenmeye yatkın; anlatmaktan çok alınmaya eğilimlidir. Sürekli bir ‘kurban psikolojisi’ içinde kıvranır. Eziklik ile ezme içgüdüsü arasında savrulur, ‘doğru dozda tavır’ sorunu yaşarlar……………………………… 6- Atalet ve tembelliğe yatkınlık Bir şeyi yapmanız gerektiğini biliyorsunuz. Onu niçin yapmanız gerektiğini de biliyorsunuz. İsterseniz nasıl yapabileceğinizi de biliyorsunuz. Yapmamakla neler kaybettiğinizi de biliyorsunuz. Yaparsanız neler kazanacağınızı da biliyorsunuz. Elinizi kolunuzu bağlayıp, yapmanızı engelleyen birileri de yok. O halde sizin içinizde olup, sizi durduran nedir? Atalet! Atalet, miskinlik, tembellik, üzerine ölü toprağı serpilmiş gibi hareket etmek, yılgınlık demektir. Kaybedenlerin ana ruh hali, tembellik ve atalet psikolojisidir…………………………………………………………………………………………………… 7- Kaybetme korkusundan kazanmaya kalkışmama Bİr araştırma insanların “Ya başaramazsam” diye korkanlar ve “Ya başarırsam” diye korkanlar diye ikiye ayrıldığını göstermiştir. Pek çok insanda, başarısızlık korkusundan çok ‘başarı korkusu’ olduğu ortaya çıkmıştır. Başarı korkusu, bazı kişiler-in başarılı olunca samimiyetlerini kaybedeceklerini, arkadaşları tarafından eskisi gibi sevilmeyeceklerini, ‘insanların onlara çıkarları için yaklaşacağını’ düşünüp, başarıdan uzak durması demektir. Önemli bir diğer grup ise, ‘ya başarılı olduktan sonra zirvede kalamaz, gördüğümden eksik yaşarsam’ kaygısıyla başarıdan uzak durmaktadır. Kısacası, başarısızlar hem ‘ya başarırsam’dan, hem de ‘ya başaramazsam’dan korkarlar!………………… 8- Psikolojik iç sabotajlara yatkınlık Başarısız insanların beyninde, psikolojik iç sabotaj mekanizmaları bolca bulunur. Beyinleri adeta şizofrenik bir ikiye bölünmüşlük halindedir. Bir tarafları inşa ederken, diğer tarafları imha eder. Bir tarafları ileri iterken, diğer tarafları geri çeker. Neyin doğru neyin yanlış olduğu, neyin ileriye götürdüğü, neyin geride bıraktığı konusunda net değillerdir. Başarı konusunda derin bir kafa karışıklığına sahiptirler. Kafası net olmayan insanların, eylemleri de net olmayacaktır. Nazımın bir deyişini biraz değiştirirsek, “Bana kafanızın içinde başarının net bir resmini yapabilir misiniz?”…………………………………… 9- Kendini geliştirmeye kapalılık, kurnazlığa yatmak Azgelişmiş insanların, katakulli kapasitesi çok gelişmiş olur! İşini en doğru ve verimli şekilde nasıl yapacağına kafa yormak yerine, önce o işin kurnazlığına kafa yormak, tipik bir ‘azgelişmiş başarısız insan’ tavrıdır. Bu tür insanlar, ülkemizde çoğunluk olduğu için, yaygınlıktan gelen rahatlığa sahiptirler. Kurnazlık, otoriter ve azgelişmiş toplumlarda yaygındır. Ege Cansen’in deyişiyle ‘bilgi açığını kurnazlıkla, beceri yetmezliğini ise kabadayılıkla kapatma’ eğilimi başarısızların karakteristiğidir. Başarısızların çoğu yeni şeyler öğrenmeye kapalı bir zihin yapısına sahiptir. Hayat ve başarı üzerine yeni şeyler öğrenmektense, kendi arabesk ezberlerini tekrarlamayı tercih ederler. Yaşadıkları olaylardan çıkardıkları dersler bile, daha önce çevreden duydukları kulaktan dolma fikirlerdir……………………………. 10- Başarı hakkında yanlış yargılara sahip olmak Başarılı insanlar ‘başarının sırrı’nı bilir. Başarısız insanlar da bilir! Arada bir fark vardır, başarısızlar yanlış bilir! Daha da kötüsü, bazıları doğrusunu bilmek de istemezler! Çünkü başarının kendi ellerinde olabildiğine inanmak, insanı sorumluluk altına iter. Nasıl başaracağını öğrenip hayatının sorumluluğunu taşımak yerine, kişisel gelişim kitaplarını ve yazarlarını suçlamak çoğu insana daha kolay gelir. Başarı da, futbol ve siyaset gibi, hemen herkesin fikir sahibi olduğu ama çok az insanın birinci sınıf bilgi sahibi olduğu bir alandır. Beynimiz başarı hakkında hurafeler ve ‘leylek hikayeleri’yle dolu. Başarısızların, yapması gereken ilk şey, başarı üzerine yeni şeyler öğrenmek değil, başarı hakkında bildiklerinin bazılarını unutmaktır!………………………………………………………….. Yazarı : Mümin Sekman Kaynak : Milliyet Gazetesinde yayınlanmış bir makale. DEVAMINI OKU
-
YARATILIŞ AĞACININ EN ŞEREFLİ MEYVESİ..
Yaratılış ağacının en şerefli meyvesi,
Alemlere rahmet olarak gönderilen,
Kalplerimizin tabibi, şefaatçimiz,
İki cihan serveri, efendimiz,
Mi’racın sahibi,
Ayı parmağının işaretiyle ikiye bölen,
Ağaçların ve taşların kendisiyle konuştuğu,
Doğumundan evvel harikulade olayların meydana geldiği,
Mecusilerin ateşlerini söndüren,
Kisranın saraylarındaki burçları tar-u mâr eden,
Save gölünü kurutan,
Bulutların kendisine gölgelik yaptığı,
Beş parmağından Kevser gibi su akıtan,
Bir avuç hurma ile koca orduyu doyuran
VE en büyük mucize olan Kur’anın kendisine indirildiği
Fahri Kainat Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v)’e milyonlarca kez, yeryüzünün yaratılışından harap edilişine kadar gelip geçen canlıların ve bunların alıp verdiği nefesler adedince salat ve selam olsun…………………..Mevlid Kandiliniz mübarek olsun. DEVAMINI OKU -
HER ŞEY MÜKEMMEL TASARLANMIŞ,FAZLALIK VE EKSİKLİK YOK…
MERKEZ EFENDİ……………………………Sümbül Sinan Hz.leri bir gün talebelerine:-Cenab-ı Hak dünyayı yeniden yaratmış olsaydı nasıl olmasını arzu ederdiniz?diye sormuştu.Talebelerinin cevapları değişik değişik oldu. Sıra en gözde öğrencisi Musa Efendiye gelince şu cevabı verir :–Ben aynen bugünkü gibi olmasını , her şeyin bulunduğu merkezde şimdiki hâlinde kalmasını isterim. Çünkü Allah en güzel ve en iyisini yaratmıştır. Kâinatta her şey yerli yerindedir. Fazlalık ve eksiklik yoktur…………………Bu cevap Sümbül efendinin hoşuna gitti:-En güzel cevabı sen verdin. Bundan sonra senin adın Merkez Efendi olsun , dedi. DEVAMINI OKU
-
TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR? (Şamil TAYYAR) neler olup bittiğini anlamak isteyenlere uzun fakat güzel bir yazı..
200 yılı aşkın süredir devlet içinde kümelenen iktidar adacıklarının enerji kaynağı çelik çekirdek, büyük patlamanın eşiğinde. Stephen Hawking’in bir yaratılış öyküsü olan Big Bang (Büyük Patlama) teorisindeki gibi bu patlama gerçekleşirse, ortaya çıkacak yoğun enerji askeri ve sivil bürokratik vesayet döneminin sonu olur………………………….Özellikle son 8 yıldır bu konuda hayli mesafe alındı. Türkiye ayak bağlarından kurtulur, milli iradeyi egemen kılar ve demokratik cumhuriyeti kurarsa, hem içeride hem dışarıda saygın ve güçlü ülke olarak gelecek yolculuğuna çıkar……………………………………Tarihin akışı bu yöndedir. Türkiye ya bu rüzgârı arkasına alıp hızla koşacak, ya rüzgara karşı direnip tökezleyecek. Türkiye’nin içinde bulunduğu coğrafya ve siyasi iklim, içine kapanık ve resesif bir politikayı kaldıracak hafiflikte değildir……………………………………………Biliyoruz ki, Çin’den Adriyatik Denizi’ne kadar uzanan ve dünya nüfusunun yüzde 75′inin yaşadığı geniş Avrasya coğrafyası, küresel oyunun merkezidir. Amerikalı Stratejist Brzezinski’nin “Büyük Satranç Tahtası” olarak tanımladığı merkez burasıdır………………………………………..Tüm ülkelerin ürettiği Gayri Safi Milli Hasıla’nın yüzde 60′ı bu bölgeye ait. Bilinen enerji kaynaklarının dörtte üçü burada yer alıyor. ABD’den sonra en büyük 6 ekonomi ve en büyük 6 silah alıcısı ülke bu coğrafyanın birer parçası. Biri hariç dünyanın bilinen tüm nükleer gücüne sahip ülkeleri ve en fazla nüfusa sahip iki ülke yine bu bölgede…………………………Bir tarafta dünyanın patronu ABD ve İngiltere, İsrail gibi uzantıları, karşı cenahta dağınık dizilişte Fransa, Almanya, Çin, Hindistan ve Rusya var.
Bu arada küresel iktidar savaşını etkileme kabiliyetine sahip Türkiye, İran, Azerbaycan, Ukrayna ve Güney Kore gibi ülkeler sıralanıyor.
Türkiye, bu oyunda taraflar arasında tercih kullanmak yerine, jeostratejik aktör olarak konuşlanmak istiyor. Hiçbir ilişkiyi, diğer ilişkinin alternatifi olarak görmek, yerine ikame etmek niyetinde değil. DEVAMINI OKU -
İşinizi yerde ararken ‘Sosyal Medya’da Bulabilirsiniz(İŞ ARAMADA YENİ YAKLAŞIMLAR)
Sosyal Etki Pazarlaması diye bir yeni kavram ortaya çıkıyor…
İş dünyası; teknoloji ile globalleştikçe, bir konuda uzmanlaşan insanların yaş, tecrübe, titr ve konum farketmeksizin birbirleriyle bilgisayar başında buluşabildiği, fikir paylasabildiği ve beraber üretebildiği sanal bir çalışma ortamı haline geliyor…………………………………………..Apple bilgisayarı bozulan Amerikalı bir yazarın teknik servisi aradığında Hindistan’a bağlanması; açık kaynak ile viki dünyasında geliştirilen birçok teknoloji projesinin farklı ülkelerde çalışan gruplarla ilerlemesi; Twitter, Linkedin, Facebook gibi sosyal networklerin işimizi, zevklerimizi, arkadaşlarımızı ve tüketim tercihlerimizi samimi bir şekilde paylaştığımız sanal hayatımız haline gelmesi birçok fiziki sınırı yok ediyor……………………….Sosyal networkler ile, kişiler; fiziksel sınırlamalardan, zaman farklarından veya çekingenlikten ötürü ulaşamadıkları profesyonellere ulaşır, kendi görüşlerini açık yüreklilikle ve önerilerle beraber gerekli kişi ve şirketlere iletir hale geldiler. Nasıl gazeteciler uluslararası basın sayesinde, dünyanın her köşesinde yaşanan olayları bizlere taşıyorsa, sosyal networkleri kullanan profesyoneller de kendilerini uzmanlık alanlarında temsil etmeye ve kendi yetenekleri doğrultusunda dünyanın her yerinden iş teklifleri almaya başladılar. DEVAMINI OKU
-
Steve Jobs’ın Başarısının Sırları
Jobs’ın 56 yıllık yaşamı hayallerini gerçekleştirmeye adadığı dolu dolu bir serüven oldu hem kendisi hem de tüm insanlar için. The Economist dergisinin yazdığı gibi, o bir sihirbazdı. Sihirlerini zarif çizgilerde, kolay kullanılan ürünlerine gizledi, bizlere bu sihirlerle ilham verdi, zaman kazandırdı, yaşamımızı daha eğlenceli ve birbirimizle bağlantılı hale getirdi. iPhone ve iPad için düzenlediği lansman sunumları çoğumuzun YouTube’dan hayranlıkla takip ettiği stand-up’lardı. Teknoloji dünyasını yeniden yaratan Jobs, birçokları tarafından 21. yüzyılın Thomas Edison’ı olarak nitelendirildi. Jobs bir teknoloji dehasıydı ancak mühendis değildi. Birçok teknoloji kritiğine göre de, bu Jobs’ın en büyük avantajıydı. Bilgisayarı kişiselleştirdi, herkesin evine, odasına, çantasına hatta cebine soktu. Müzik dinlememizi, kitap okumamızı, birbirimizle haberleşmemizi hayal edemeyeceğimiz mecralara çekti. DEVAMINI OKU
-
WİKİLEAKS VE JULİAN ASSANGE HAKKINDA NE BİLİYORSUNUZ? (ne biliyorsanız bilin fakat bu yazıyı okuyun..)
Türkiye’nin kendi kredi kartı neden yok?……………………………………………………………………….. Hakan GÜLDAĞ / EDİTÖR’DEN hakan.guldag@dunya.com 11.10.2011 – …………………………….Geçen hafta Lütfi Kırdar’daydım…………………………………………… Bizim sektörü yakından ilgilendiren bir buluşma için… Yeni Medya Düzeni Konferansı’ndan söz ediyorum………………………… Doğuş Yayın Grubu tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen konferansta medya ve iletişim sektörünü yakından ilgilendiren konular ele alındı… Konuşmacılar da etkileyiciydi…………. Wikipedia’nın kurucusu Jimmy Wales… Yeni medyaya yaptığı yatırımlarla öne çıkan Tim Draper… İnternetin iş dünyası ve ticarete etkilerini örnekleriyle anlatan Alibaba.com’un başkan Yardımcısı Brian Wong… Çağın yeni eğlencesi dijital oyun pazarının en büyüklerinden Çinli Perferct World’ün CEO’su Alan Chen… Yeni medyada oluşan yeni kimlikleri sorgulayan ve medyayı doğru kullanmanın yöntemleri üzerine bir hayli kafa yorduğu belli olan Tom Chatfield… +++ Konular önemli… Başlıklar çekici… Konuşmacılar parlaktı… Ama her nedense, konferans hak ettiği ilgiyi görmedi… Konuşulanlar en çok bizi ilgilendirmesine rağmen, gazeteciler de pek ortalıkta yoktu… Belki de konferansa katılım için ödenen yüksek giriş fiyatları caydırıcı oldu, bilmiyorum… Ama işin doğrusu, olanaklarını zorlayarak gelen birkaç meslektaş dışında kimseyi göremedim… İş dünyasından da, Ferit Şahenk ve Doğuş Grubu dışında, Ethem Sancak ve Fettah Tamince’yi… Özellikle Ethem Sancak’ın konferansın bütün oturumlarını izlediğini söylemeliyim… +++ Konferansta konuşulanlar medyada yeterince yer almadı… Ne yazılı basında ne televizyonlarda… Biri gazeteniz DÜNYA olmak üzere birkaç gazetede bahsedildi o kadar… O nedenle, tuttuğum notlardan size konferansın geniş bir özetini yapmayı faydalı buluyorum… Ve bu notların sadece medya ve iletişim sektöründen olanlar için değil, ‘yeni’ dünya üzerine kafa yoran herkes için ilginç ve yararlı olacağını düşünüyorum… +++ Hak verirsiniz ki, bir yazıda, size istediğim detayda bilgi vermem mümkün değil… Onun için, önümüzdeki haftalarda da size bu konferanstan notlar aktaracağım… Ve izninizle, ilk aktarımı konferansın son oturumunda yer alan konuşmacıdan başlayarak yapacağım; Julian Assange’dan… İster sempati duyun, ister duymayın, kabul etmek gerekir ki, kurucusu olduğu Wikileaks şimdiden medyada bir kilometre taşı oldu… Konferansın medya sponsoru ntvmsnbc’nin Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Yeşiltepe’nin de belirttiği gibi, “Assange medyaya yeni bir boyut kazandırdı ve beklentileri değiştirdi”… +++ Assange’ın konferans salonuna yansıyan popülerliği de şaşırtıcıydı… 498 gündür ev hapsinde tutulduğu için ancak İngiltere’deki evinden yapılan video konferans aracılığıyla toplantıya katılabilen Assange’ın yüzü ekranda görünür görünmez, ağırlığı üniversite ve lise öğrencilerinden oluşan katılımcılardan müthiş bir alkış aldı… O ana kadar konferansın hiçbir konuşmacısına nasip olmadığı türden, saygı ve sevgi dolu, coşkulu ve içten bir alkış tufanı… Konuşması ve soru cevap bölümünden sonra da aynı şekilde dakikalarca süren alkışlarla uğurlandı Assange… Ve İstanbul’da kopan alkış tufanı karşısında oldukça duygulandı… Doğrusu, dünyada bir fenomen haline gelmiş bir gazetecinin dev ekrandaki mahcubiyeti ve dolan gözlerini de izlenmeye değerdi… Sadece, “Şu anda ev hapsinde olmasaydım, Türkiye’de olmak isterdim… İlk yapacağım işlerden biri Türkiye’ye gelmek olacak” diyebildi… +++ Assange, konuşmasına deyim yerindeyse damardan girdi… “Bilgi sağlamada üç formül var…” dedi: “İlki bilgiyi kıt tutmak ve bu yolla insanların bilgi için para ödemesini sağlamak… İkincisi, önce reklam ve enformasyon bombardımanıyla insanların kafasını karıştırıp, daha sonra ‘rafine’ bilgiyi onlara satmak… Üçüncü yol ise, insanların bilgiyi kendilerinin üretmesini ve bedelsiz yaymasını sağlamak…” +++ Wikileaks’in kurucusuna göre, farklı bilgi gündemlerine ihtiyacımız var… Konuşmasının bütününde buna vurgu yaptı Assange… Çeşitli örneklerle… Aşağıda detaylarıyla anlatacağım… Die Hard ile Kurtlar Vadisi’ni karşılaştırdı… DEVAMINI OKU
-
SAPASAĞLAM ÇOCUKLARINDAN ŞİKAYETÇİ OLAN ANNE BABALAR BU YAZIYI OKUSUN…..!!!!!!!!
32 yıldır engelli oğluna bakıyor………./Zonguldak’ta 32 yıldır engelli oğluna bakan anne, sabrı ve şefkatiyle örnek oluyor. 3 çocuk annesi Fatma Güneş (51), “32 yıl boyunca hiç sosyal hayatım olmadı ama yine de oğluma bakmanın huzurunu yaşıyorum.” dedi…………………………………………………….. Fatma Güneş ve SGK emeklisi eşi merhum Cafer Güneş’in ilk çocukları olan Armağan (32), doğumdan sonra sürekli ağlamış. Doğumun 19′ncu gününde götürdüğü hastanede bir damla ilaç verilerek geri gönderilmiş……………………………………………………………………………. Armağan’ın durumu, özel muayenehanede teşhis edilen beyinsel rahatsızlıktan sonra her geçen gün kötüye gitmiş. Engelli oğlu Armağan Güneş’in başından bugüne kadar hiç ayrılmayan anne, 6 ay önce eşinin vefat etmesi üzerine kolunun kanadının kırıldığını belirtti. 32 yıl boyunca engelli oğluyla eve hapsolduğunu anlatan ………………………………….Fatma Güneş, sabahlara kadar uyumadan geçen günlerini ve moral olsun diye oğlunu gezdirdikleri günleri gözyaşları içinde anlattı. Kucağına aldığı 32 yaşındaki Armağan ile camdan dışarıya bakan fedakar anne, “Bazen ağlar, gece sabahlara kadar uyumadığı olur. Yalnız durmaz. Eşim de vefat edince ya çocuklarım ya da birinin başında durması lazım. Bana acıyıp ‘bakım evine bırak’ diyenler oldu. Ama bu benim canım, nasıl bırakırım? Benim tek isteğim ben sağken oğlumun vefat etmesi. Başkasının eline kalmasını istemiyorum. 32 yıldır bakıyorum. Fırsat buldukça arabalarla gezdirdik, eş dosta da gittik. Markete de götürürdük. Yeter ki yavrumuz moral bulsun, gezsin diye düşündük. Ama şimdi kimsenin eline kalmasını istemiyorum.” dedi. Oğlunun rahatsızlığı hakkında bilgi veren Güneş, “Beyninden rahatsızlığı var. 4-5 kez havale geçirdi. Doğduktan sonra 19. günde sürekli ağlayınca hastaneye götürdüm, bir damla verip geri gönderdiler………………………………………………………… Hastalığını anlayamadılar. Sürekli ağlıyordu, ölü gibi duruyordu, yeniden hastaneye götürüyorduk. Sonra özel muayenehaneye gittiğimde doktor, ‘Bunun ne varsa beyninde var, sizi Ankara’ya göndereyim’ dedi. Ondan sonra Hacettepe’ye gittik, orada beyninin küçük olduğunu öğrendik, sürekli havale geçiriyordu. Bir ilaç verdiler, onu vermezsem devamlı havale geçiriyordu. Bu ilaç da gözlerinde yara yaptı. Şimdi onu kestim, başka bir ilaç veriyorum. Hiç yoktan sakinleştiriyor. Şu anda kasılma var; o havale, onu kasılmaya çevirdi. Başka çaresini bulamadım. Bize yol gösteren de olmadı.” şeklinde konuştu……………………………………………………………….. BABASININ YOKLUĞUNU HİSSEDİYOR Armağan’ın, 6 ay önce beyin kanamasından vefat eden babasının fotoğrafına baktığını hatırlatan anne, şöyle devam etti: “Eşim 20 yıl önce beyin kanaması geçirmiş, düzelmişti. Bu duruma kadar geldi; ama babası da gidince kolum kanadım kırıldı. Eşim vefat ettiği gün Armağan’ı kucağına aldı. Aradan 3-4 saat geçtikten sonra fenalaştı, 4 gün yoğun bakımda yatıp vefat etti. Şimdi Armağan, babasının yokluğunu çok hissediyor. Onun olduğu fotoğrafı görünce heyecanlanıyor. Adından bahsedilince duygulanıyor. Babasının zile basışını anlardı, sevinirdi. Babasını çok severdi.”………………………………………………………………………………………………. 32 YILLIK EV HAPSİ 32 yıl boyunca hapis hayatı yaşayan anne, şunları söyledi: “Geceleri hep başında beklerdim. Evlilik hayatımın büyük çoğunluğu onunla geçti. 2 çocuğum daha var ama bizim yanımızda ne zamana kadar kalacaklar? Biz baş başa kaldık. 32 yıldır bir nevi hapis hayatı yaşıyoruz. Hiç sosyal hayatım olmadı. Bazen babası acırdı, beni 1-2 saat dışarıya gönderirdi. Ben Armağan’ın peşinden 3 tane çocuğa baktım. Bir tane 14 aylık kızım vardı, vefat etti. O zor günlerde başımı sokacak ev yaptırdım. Geceleri ya başında otururum ya da bir kenara kıvrılır sabahlarım. 15 yaşına kadar normaldi, sırtıma alıp komşulara götürebiliyordum. Sonradan elleri ve ayakları kasıldı, bu hale geldi. Artık bebek gibi kucakta taşıyorum. Altını üstünü değiştiriyorum. Yemeğini yediriyorum. Hava güneşli olursa evin önüne çıkarıyorum. Üstünü değiştirirken beni çıkaracaklar diye çok seviniyor.” DEVAMINI OKU
-
EŞYANIN KÖLELEŞTİRME ETKİSİ
AVUCUNUZU AÇMAYI DENEDİNİZ Mİ?Asya’da maymun yakalamak için kullanılan bir çeşit tuzak vardır: Bir Hindistan cevizi oyulur ve iple bir ağaca veya yerdeki bir kazığa bağlanır. Hindistan cevizinin altına ince bir yarık açılır ve oradan içine tatlı bir yiyecek konur. Bu yarık sadece maymunun elini açıkken sokacağı büyüklüktedir. Yumruk yaptığında elini dışarı çıkaramaz. Maymun tatlının kokusunu alır, yiyeceği yakalamak için elini içeri sokar, ama yiyecek elindeyken elini dışarı çıkarması olanaksızdır. Sıkıca yumruk yapılmış el, bu yarıktan dışarı çıkmaz. Avcılar geldiğinde maymun çılgına döner, ama kaçamaz. Aslında bu maymunu tutsak eden hiçbir şey yoktur. Onu sadece, kendi bağımlılığının gücü tutsak etmiştir. Yapması gereken tek şey, elini açıp yiyeceği bırakmaktır. Ama zihninde açgözlülüğü o kadar güçlüdür ki bu tuzaktan kurtulan maymun çok nadir görülür. DEVAMINI OKU
-
EŞYA’NIN UYUŞTURMA ETKİSİ
Madde bağımlısı ifadesi artık çok sık rastladığımız ve hatta kanıksadığımız bir ifade oldu.Bu bağımlılığı, çok sevdiğimiz!! “sanatçı” lar da görünce olay dahada sıradanlaşıyor.Bir dünya starımız geçen hafta mahkemeye hitaben verdiği cevapta şöhretin zorluklarından bahsetmiş ve madde bağımlılığı için özrü kabahatinden büyük dedirten bir özür beyan etmiş..Sanırsınızki açlıktan ölmek üzere iken ekmek çalmış…Aldığı uyuşturucular nedeni ile yakın zamanda vefat eden bayan sanatçımız da yüreğimizi dağlamış ve “ölüm nedeni ne olursa olsun o bizimdir o bizim sanatçımızdır ancak” demiştik. DEVAMINI OKU
-
HBEZAU dan bir öneri:GELİN İNSANLIĞI ÖLMEKTEN KURTARALIM….Ramazanda kendinizin ve ailenizin günlük kişi başına gıda masrafı fitre tutarı kadar olsun..Ailenizin toplam bir günlük gıda masrafı tutarının 29 katını afrikaya gönderebiliriz.
Diyelimki bu sene fitre 10 lira.Bildiğiniz gibi bu rakam bir kişinin bir gün -24 saat için karnını doyurabileceği rakam..Ve diyelimki sizin ailenizde 10 yaş üzeri 4 kişi var..o zaman 4×10=40 TL demekki bir günlük gıda masrafınız..Bu rakamı aşmamaya özen göstererek ve tasarruf ederek 40×29=1160.-TL yi afrikadaki açlıktan ölmek üzere olan insanlara gönderiyoruz ve sadece o insanları ölmekten değil insanlığıda ölmekten kurtarıyoruz..inşallah.. DEVAMINI OKU
-
Birleşmiş Milletler ve Müslüman ülkeler nerede?Afrika’nın en fakir ülkelerinden Somali açlık ve kuraklıkla pençeleşiyor
Afrika’nın en fakir ülkelerinden Somali açlık ve kuraklıkla pençeleşiyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Komisyonu Dairesi (OCHA) ülkenin özellikle iki bölgesinde açlığın ciddi boyutta olduğunu açıkladı.Açlık ve çatışmalar nedeniyle perişan olan 11 milyon kişinin acilen gıda, su, barınak ve tıbbi yardıma ihtiyaç duyduğu belirtildi. On binlerce kişinin de bölgeyi terk ederek komşu ülkelerdeki mülteci kamplarına sığındığı kaydedildi.Bunlardan en büyüğü olan Somali-Kenya sınırındaki Dadaab kampında sayı giderek artıyor. Buraya her hafta 10 bin yeni mültecinin geliyor. Diğer kamplara sığınanlarda aynı şekilde hayatta kalma mücadelesi veriyor. DEVAMINI OKU
-
MÜSLÜMANIM DİYENE 100 SORU (kaç tanesine cevap verebileceksiniz bakalım..?)
“HESABA ÇEKİLMEDEN ÖNCE KENDİNİZİ HESABA ÇEKİNİZ” (Hadis-i Şerif) 1. Sabah namazını camide en son ne zaman kıldınız? Ne kadar sevap olduğunu biliyor musunuz? 2. Seher vaktinde tevbe-i istiğfar ettiniz mi ? Faziletini biliyor musunuz? 3. Namazlarınızı ezan vaktinde kılıyor musunuz? 4. En son namazınız ne zaman kazaya kaldı? Niçin? 5. Nafile namazlardan sürekli kıldığınız var mı? 6. Teheccüd namazını en son ne zaman kıldınız? 7. Namazda okuduğunuz sure, dua ve tesbihlerin manasını biliyor musunuz? 8. Dünyaya ait bir şey düşünmeden, huşu ile en son ne zaman namaz kıldınız? DEVAMINI OKU
-
HBEZAU KUŞAĞI’nın ÖZELLİKLERİ (2020′lerde 20′li yaşlarını yaşayacak kuşak..)
HBEZAU KUŞAĞI DEVAMINI OKU
-
DİKKAT..!!! 2010-KPSS Ortaöğretim ve Önlisans Sınavı için bankaya sınav ücreti yatırma ve başvuru işleminin süresi 6 Temmuz 2010 Salı günü saat 17.00′ye kadar uzatıldı.
2010-KPSS Ortaöğretim ve Önlisans Sınavı için bankaya sınav ücreti yatırma ve başvuru işleminin süresi 6 Temmuz 2010 Salı günü saat 17.00′ye kadar uzatıldı. DEVAMINI OKU
-
BİR BİLGEYE SORMUŞLAR:
Bir bilgeye sormuşlar:
“Efendim, dünyada en çok kimi seversiniz?
“Terzimi severim,” diye cevap vermiş.
DEVAMINI OKU -
AKŞAMLARI NE YAPIYORSUNUZ? (Hayatı biriktiremezsiniz; ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz)
Hayatı biriktiremezsiniz; ya her anını yaşayacaksınız, ya da ziyan edeceksiniz. AKŞAMLARI NE YAPIYORSUNUZ?.. Dümdüz bir soru size: Akşamları evde ne yapıyorsunuz? Koltuğa uzanıp, hiç tanımadığınız Amerikalı dedektiflerle, hiç tanımadığınız Amerikalı haydutları mı kovalıyorsunuz? Yoksa yerli dizilere kaptırıp hiç bilmediğiniz konaklarda yaşanan hayatları mı seyrediyoruz? Dört saat televizyon seyretmenin sekiz saat çalışmak kadar beyni yorduğunu biliyor musunuz? İki türlü hayat var: 1. Yaşanan hayat, 2. Seyredilen hayat, Akşamlarınız televizyona kilitliyse, bilin ki, hayatı sadece seyrediyorsunuz ! DEVAMINI OKU
-
İŞ ARAYANLAR VE YENİ MEZUNLAR VE SON SINIFTA OLANLAR: BU YAZIYI “MUTLAKA” OKUYUN!!!!!!!!!!!
-
Facebook NEDEN BU KADAR TEHLİKELİ? (17 yaşındaki genç kız Facebook’ta tanıştığı bir adam tarafından kaçırılarak öldürüldü)
Facebook, çocuk ve gençler için ‘panik butonu’ adı verilen yeni bir uygulama başlattı.Kullanıcılar, bu butonu kullanarak çocuk istismarına yönelik içeriği ve şüpheli gördükleri kişileri ihbar edebilecek Facebook ile Çocuk İstismarı ve Çevrimiçi Korunma Merkezi (CEOP)´nin ortak çalışması ile oluşturulan ´panik butonu´ adlı yeni uygulamayla İngiltere´deki Facebook kullanıcıları artık daha güvende. Panik butonunu kullanmak isteyen üyelerin önce eklentiyi yüklemesi gerekiyor. Yüklendiğinde ana sayfada yer alacak uygulamayı kullananlar, butonun diğer ucunda bulunan yetkililere hemen ulaşabilecekler. Kullanıcılar, bu butonla çocuk istismarına yönelik içeriği, saldırgan ve tehditkar mesajları şikayet edebilecek. Bu eklentinin yüklenmesi için, 13-18 yaş arasındaki tüm kullanıcıların ana sayfalarında ´Click CEOP´ linki yer alacak.Facebook geçmişte, siteyle ilişkili pedofili suçlarına karşı kayıtsız kalmakla suçlanmıştı. Çocuk koruma ekipleri sosyal paylaşım ağı Facebook içerisindeki seks suçlarının bu yıl içinde üç kat arttığını belirtiyor. Bu yılın başlarında 17 yaşındaki Ashleigh Hall, Facebook´ta tanıştığı bir seri tecavüzcü tarafından tuzağa düşürülerek öldürülmüştü. 33 yaşındaki katil Peter Chapman, kendisini genç bir öğrenci olarak tanıtmıştı. Ceop Yönetim Kurulu Başkanı Jim Gamble konuyla ilgili olarak, ´ClickCeop adlı buton sayesinde Facebook kullanıcıları buton arkasındaki bütün güvenceli servislere ulaşabilecekler´ diye konuştu. DEVAMINI OKU
-
“Ömür Boyu Aşk”kitabının yazarı CEMİL TOKPINAR’dan MUHTEŞEM BİR YAZI: “Muhteşem Mutluluk Sarayları Kurabilirsiniz/Eşinizi Sevin!!!
Belki yeni evlisiniz, belki de aynı yastıkta nice yıllar geçirdiniz. Zaman zaman eşinizle yaşadığınız tartışmaları, anlaşmazlıkları ve huzursuzluğu düşünüp, kendi kendinize şöyle sordunuz mu hiç: DEVAMINI OKU
-
HBEZAU İÇİN ÖNEMLİ BİR AY:TEMMUZ
TEMMUZ / Her bir ayın elbet var bir değeri /Senin bende yerin bir başka temmuz / DEVAMINI OKU
-
DEVEYİ YARDAN UÇURAN BİR TUTAM OTTUR..
Atasözlerimiz malumunuz üzere yüzyıllara varan sürelerde elde edilen tecrübelerin damıtılması sonucu ortaya çıkmıştır.Muhteşem dersler içerirler.Adeta bir damlada bir okyanus gizlidir.Arıların binlerce çiçekten elde ettikleri bir damla bal gibidirler..Bir insan mutluluk ve başarı için atasözlerimiz ile hayatını yönlendirmeyi düşünse bile amacına ulaşması kuvvetle muhtemeldir.Bunun için “çok satan ve sırlı kişisel gelişim kitapları” okumasına gerek kalmayabilir.!! DEVAMINI OKU
-
NECİP AYTAÇ TURAN’A VEDA..”şubemizdeki en -MUHTEREM-arkadaşımızı yeni görevine uğurladık.”
-
BERAT KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN..Berat; borçtan, suçtan, günahtan, cezadan, hastalıktan kurtulmak demektir…
Bugün “Berat Kandili”dir. Üç ayların ikincisi olan Şaban ayının 15. gecesi “Berat gecesi” dir. Berat kandili Ramazan ayının müjdecisidir. Berat; borçtan, suçtan, günahtan, cezadan, hastalıktan kurtulmak demektir. Diğer bir ifadeyle Berat; Yüce Allah’ın sınırsız af ve mağfiretine kavuşarak, günahlardan arınmak ve temize çıkmak demektir. Millet olarak Berat gecesine erişmenin sevinç, heyecan ve mutluluğunu yaşıyoruz. DEVAMINI OKU -
SÖYLE USTAM HAYATIN SIRRI NE?
Söyle Ustam Hayatın Sırrı Ne ? Ekosistemde her canlının birbirine ihtiyacı var. Bir canlı türü yok olduğunda aynen bir zincirin halkalarından birisinin kopması gibi sonuçlar oluşuyor. Örneğin kuş gribi bahanesiyle kanatlı kümes hayvanlarını yok ederseniz keneler hızla çoğalmaya başlıyor ve insanlara zarar veriyor. Çünkü tavuklar keneleri yiyerek onların zararlı olabilecek seviyede üremelerini engelliyor. DEVAMINI OKU
-
ARANIZDA ÖLÜMCÜL HASTALIĞI OLAN VARMI? (Doğan CÜCELOĞLU’ndan tokat gibi sorular!!)
Doğan Cüceloğlu: Arkadaşlar, aranızda ölümcül hastalığı olan var mı?Bir katılımcı: Allah’a şükür, hocam, bildiğimiz kadarıyla yok.Cüceloğlu: Ne güzel! Peki, bana, istisnasız tüm insanların, yani altı milyar insanın da başına geleceği garanti bir şey söyler misiniz?Cevap neredeyse otomatik olarak çıkar: Ölüm.
Cüceloğlu: Gerçekten de ölüm tüm insanların başına geleceği kaçınılmaz olan tek şeydir. Doğum da tüm insanların başına kesinlikle gelmiştir ama bundan sonra başa gelmesi kesin olan tek şey ölümdür. Başka hiçbir şey insanların tümünün başına gelmeyecektir. Peki, madem öleceğimiz garanti, bu benim ölümcül bir hastalığım olduğunu göstermez mi?
Katılımcılar burada sessizce, başlarıyla onaylamaya başlar. Öleceğim belli ise benim ölümcül bir hastalığım olduğu da açıktır?
Cüceloğlu: Peki, ne zaman öleceğimizi biliyor muyuz?
Katılımcılar: Hayır
Cüceloğlu: Bu saniye içinde olma olasılığı var mı?
Bir katılımcı: Var.
Cüceloğlu: Yarın?
Bir katılımcı: Evet.
Cüceloğlu: 30 yıl sonra?
Bir katılımcı: Olabilir.
Cüceloğlu: Peki bunlardan hangisinin sizin başınıza geleceğini biliyor musunuz? Mesela bu akşam eve sağ salim varacağınızı nereden biliyorsunuz? DEVAMINI OKU -
REFERANDUMDA HAYIR DİYECEĞİM ÇÜNKÜ:
1-Darbeleri ve askeri müdahaleleri onaylıyorum.2-Türkiye dünya liginde daha demokrat olamaya hazır değil, toplumumuz cahil ve kültürsüz. 3-Toplum olarak sürü psikolojisinde kalmaya mecburuz. 4-Birey olarak neyin iyi neyin kötü olduğuna ben karar veremiyorum, büyüklerimiz bilir diye düşünüyorum. Bunun için askeri vesayet devam etmelidir.5-Zulüm, haksızlık ve adaletsizlik bana dokunmuyorsa ilgi alanıma girmez. Bana dokunmayan yılan bin yaşasın. 6-Bu kadar özgürlük bize fazla, Türküm demeyen yok olsun daha iyi. 7-Son 50 yılda özellikle doğuda fail-i meçhul cinayetler vardı, terörle mücadelede kurunun yanında yaşta yanar. Nişantaşından şehit cenazesi kalkmamalı köylülerin tek yaptıkları şey zaten vatan için ölmektir. 8- Bir kaç terörist için bir köyün bombalanmasını doğal kabul ediyorum. Milli güvenlik için kişilerin özgürlükleri feda edilir. DEVAMINI OKU
-
AHMAKLARDAN VE AHMAKLIKTAN UZAK DURMAK..(Ahmak kime denir?) (Günah işlemeye devam eden kimse unutkan olur, ahmaklaşır, aklı da azalır.)
İlk önce şunu söylemek gerekirki ahmaklık en büyük nasipsizliktir.Aklı hiç olmayana deli denir. Aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana ahmak denir. Ahmak, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz, kötü huylu kimsedir. Kârını ve zararını iyi düşünemez. Hikmet, iyiyi kötüden,hakkı bâtıldan ayıran kuvvettir. Hikmetin lüzumundan az olmasına ahmaklık denir. Ahmak, hayrı, şerri birbirinden tam ayıramaz.Âlimler buyuruyor ki:Ahmakla arkadaşlıktan sakın. Çünkü, sana iyilik edeyim derken, zararıdokunur. (Hz. Ali) DEVAMINI OKU
-
DEMEKKİ UNUTMAK MÜMKÜN MÜŞ!!!..(Sakarya’da Kirası Düşük Olduğu İçin 5 Bin Kişi Hasarlı Evde Oturuyor)
Sakarya’da halen bin 356 orta hasarlı konut onarılmayı bekliyor. Yasak olmasına rağmen 5 bini kişi sağlam konutlara göre kirası düşük olan bu evlerde oturmaya devam ediyor. Hasarı alçı, sıva ve boya ile kapatılan binalar, dışarıdan oldukça güvenli bir görünüme kavuşturuluyor. Şehirde hangi binanın orta hasarlı olduğunu kestirebilmek güç. Ancak bu, resmi kayıtlardan anlaşılabiliyor. Bu binalar depremi yaşamamış il dışından gelen memurlar, mevsimlik işçiler ile üniversite öğrencilerine iyi bir fiyattan kiralanıyor. Çok katlı hasarlı konutlar az katlı hasarsız konutlara oranla daha ucuz olduğu için büyük ilgi görüyor. DEVAMINI OKU
-
BU HABER DOĞRUYSA TARİH YALAN SÖYLÜYOR!!Hitler Yahudi kökenliymiş..
Nazi Almanyasının lideri Adolf Hitler’in DNA sonuçları kafaları oldukça karıştırdı. Çünkü Hitler…Nazi Almanyasının lideri Adolf Hitler’in DNA sonuçlarına göre “Yahudi” ve “Afrika” kökenli olduğu..Nazi Almanyasının lideri Adolf Hitler’in DNA sonuçları kafaları oldukça karıştırdı. DEVAMINI OKU
Facebook’taki ölüm listesi…!
Facebook’ta oluşturulan bir sayfa, Kolombiya’nın Puerto Asis kentinde önce sevimsiz bir şaka olarak algılanmıştı.Ama 83 gencin isminin yazılı olduğu ‘kara liste’, bir kabusa dönüştü.Facebook’ta oluşturulan bir sayfa, Kolombiya’nın Puerto Asis kentinde önce sevimsiz bir şaka olarak algılanmıştı. DEVAMINI OKU
Şeker bayramınız kutlu olmasın, Ramazan bayramınız mübarek olsun!
Şeker bayramınız kutlu olmasın, Ramazan bayramınız mübarek olsun!“Şeker bayramınız kutlu olsun” cümlesini, oldum olası sevmem. Bu temenniyi ifade eden cümleyi kim çıkardı bilmiyorum. .Şöyle biraz düşündüğümüzde, Ramazan Bayramı’nın, Ramazan’da oruç tutan veya zaruriyetten tutamayan, ancak o niyette olan insanların bayramı olduğunu herkes bilir. Peki, Şeker Bayramı kimin bayramı? Kimin olacak, Ramazan’da oruç tutmayanların!Şunu düşünüyorum: Allah, oruç tutmayan kullarına bu bayramı hediye etmemiş. O zaman, devletimiz, Ramazan Bayramı’nda tatil verdiği için, oruç tutmayan insanların bayramına herhalde Şeker Bayramı adını takmış. DEVAMINI OKU
ONLAR BAYRAM NAMAZINI CEPHEDE KILDILAR BİZLER CAMİLERDE KILABİLELİM DİYE..(Çanakkalede bir bayram sabahı)
Çanakkalede bir bayram sabahı…
Ecdad açmış ellerini duada ve zaferden emin.
Canlarını ortaya koyarak bugünkü bayramlarımızı huzurlu bir şekilde geçirmemizi sağlayan ecdadımızı dualarımızda da hatırlayalım.
Birlikteliğimize ve daha bereketli günlere vesile olması duası ile Ramazan Bayramımız mübarek olsun… DEVAMINI OKUAHMET TUNA’NIN İLK RESİMLERİ, İLK KEZ VE SADECE HBEZAU DA.. hbezau.com olarak , Levent&Selin ÖZKAN çiftini tebrik eder, onlarada , biricik oğulları Ahmet Tuna’ya da mutlu ve sağlıklı bir ömür temenni ederiz.
Akıllı insan, Âmenerresülüyü okumadan yatmaz. (Ömer bin Hattab)
- Âmenerresülünün fazileti çoktur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:(Gece Bekara suresinin son iki ayetini (Âmenerresülüyü) okuyana, bu iki âyet, her şey için kâfidir.) [Buhari, Müslim, Ebu Davud, Tirmizi, İbni Mace](Gece Âmenerresülüyü okuyana, her şey için yeterlidir. Bu iki âyeti yatsıdan sonra okuyana, geceyi ibadetle geçirmiş sevabı verilir.) [Şir’a](Bana Arşın altındaki hazineden benden önce hiç bir peygambere verilmeyen Bekara suresinin son âyetleri [Âmenerresülü] verildi.) [İ. Ahmed]
(Bir rahmet, Kur’an ve dua olan Bekara suresinin son iki âyetini öğrenin, çoluk çocuğunuza DA öğretin.) [Hâkim] DEVAMINI OKU
AKILLI KİME DENİR? (muhteşem bir şiir-sonuna kadar okunmayı hak ediyor..)
AKILLI, KİME DENİR?Bir müslümân, bir zaman geldi “Bişr-i Hafî”ye.Ricâ etti, “Bana bir nasîhat eyle” diye.Buyurdu ki: (Darlıkta “Cömert” ol, eyle ikrâm.Tenhâ yerlerde dahî, işleme günâh, haram.Her şeyden daha evvel, öğren ilmihâlini.Sonra, bunlara göre düzelt bütün hâlini.Konuşmak isteyince, “Sükût”u eyle tercîh.Eğer susmak istersen, “Söz”e ol müteveccih.Kötü kimseler ile olma ki hiç arkadaş,O seni, Cehenneme sürükler yavaş yavaş. DEVAMINI OKU
farklı bakışa dair minik bir öykü:ZENGİNMİ DAHA FAKİR, FAKİRMİ DAHA ZENGİN?
Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü.
Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: ”Yolculuğumuzu nasıl buldun?”
”Çok güzeldi babacığım” diye cevap verdi oğul.”İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?” ”Evet.” ”Peki ne öğrendin ?” ”Şunu gördüm” dedi oğul:”Bizim evde bir köpeğimiz, onların dört köpeği var. Bizim evde bahçenin yarısına gelen bir havuzumuz var, onların kilometrelerce uzunluğunda dereleri var. Bizim bahçede ithal lambalarımız, onların yıldızları var. Bizim terasımız ön bahçeye kadar, onların ki ise ufka kadar uzanıyor.” Ufaklık konuşurken, babası şaşkınlıktan tek kelime bile edemedi. Ve çocuk ekledi: ”Ne kadar fakir olduğumuzu gösterdiğiniz için, teşekkür ederim babacığım !” Nikolay L. TOLSTOY DEVAMINI OKURUHLARIMIZ BİZDEN ÇOK UZAKTA KALDI..(Can DÜNDAR )
Çünkü bu aptal hayat içinde o kadar hızla yol alıyoruz ki, ruhumuz çok arkada kaldı, hatta onu nerelerde unuttuğumuzu bile hatırlayamıyoruz. Çocuğunu kaybeden annelerin çılgınlığında bir sağa bir sola saldırıyoruz hepimiz, ama bir farkla, biz neyi aradığımızı bile bilmiyoruz… Herkes bir arayış içinde, ama hiç kimse ne aradığını bilmiyor. Sanıyoruz ki cok paramız, sürekli yükselen bir kariyerimiz, bahçeli bir evimiz, spor bir arabamız olunca biz de çok mutlu olacağız. DEVAMINI OKU
KELİMELER VE BİLMEDİĞİNİZ ANLAMLARI:)
Aşk : 1 sesli, 2 sessiz harften ve 2 aptaldan oluşan sözcük. Doktor: Hastaliginizi ilaçlarla iyilestiren, sonra da sizi faturalarla öldüren kisi. Nanosaniye : Trafikte ışığın yeşile dönmesi ve arkadaki hayvanın korna çalması arasında geçen süre.Futbol : Kadinlarin kocalari yerine bilmeden evlendikleri eğlence.Hardware : Bilgisayarın software arızası nedeniyle bozulması durumunda yumruklanan kısmı.Ekip çalışması : Bütün suçları ekibin geri kalanına yüklemeyi sağlayan çalışma biçimi.Patron: Geç kaldiginizda ise erken gelen, erken geldiginizde geç kalan kisi.Gözyasi: Erkek gücünün, kadin gücü karsisinda bozguna ugratilmasina yarayan hidrolik güç birimi.Söylenti: Ses hizindan bile hizli dagilan haberler.Sözlük: Bosanmanin, nikahtan önce geldigi tek yer.Evlilik: Erkegin lisansini yitirip, kadinin master (lisans üstü) oldugu bir sözlesme.Gülümseme: Pek çok seyi bir dogruya ceviren egri.iyimser: Kazayla nehre düstügünde banyo yapmaya baslayan kisi.Diplomat: Size cehenneme gitmenizi öyle bir dille anlatir ki, bu yolculuk için can atarsiniz.Ofis: Gergin bir ev hayatindan sonra gevsediginiz yer.Komite: Kendi baslarina hiçbir sey yapamayan ve birlikte hiçbir seyin yapilamayacagina karar vermek için bir araya gelen insanlar. DEVAMINI OKU
ÇOCUK ÜZERİNDE 3 ÖNEMLİ YANLIŞIMIZ VAR (bu yanlışlara maruz kalan çocuklar çok mutsuz!!onların mutsuzluğu ile kim mutlu olabilirki?) 1-SUÇLAYICI TAVIRLAR 2-HAKARET 3-ALAY ETME
Çocuk üzerinde 3 önemli yanlışımız var: Büyükler olarak çocuklarımıza karşı nedense çok sabırsız ve suçlayıcıyız. Farkında değiliz belki ama onlar bizden farklı bir boyutta yaşıyor. Lütfen onlara karşı suçlayıcı ve alaycı ifadeler kullanmaktan kaçınalım. Çocuk eğitiminde sosyal etki çok önemlidir. Güzel bir şey yaptığında onu öpmeniz, tebrik etmeniz, iltifat etmeniz onu teşvik edebileceği gibi; kötü bir şey yaptığında da biraz tavır koyarak veya soğuk davranarak belli bir yaptırım gücü oluşturabilirsiniz. Aileler, sosyal etkiyi hatalı kullandıklarında ise ciddi olumsuzluklar ortaya çıkabiliyor. DEVAMINI OKU
TERFİ EDEN ARKADAŞLARIMIZDAN ÖRNEK BİR DAVRANIŞ:ŞUBE PERSONELİNE AİLELERİ İLE BİRLİKTE KAHVALTI!!!(bundan sonra terfi edecek arkadaşlar için çıta yükseldi!)

Terfi eden arkadaşlarımız AYNUR YEŞİL,İSMAİL YERLİTÜRK,FATİH UYMUR ve SİBGETULLAH UZUNER, mutluluklarını tüm çalışma arkadaşları ve ailelerini davet ederek organize ettikleri muhteşem bir kahvaltı ile kutladılar.Yaklaşık 50 kişinin katılımı ile gerçekleşen KAHVALTI için seçilen mekan, doğal ortamı ve manzarasının güzelliği ve hizmet kalitesi ile ünlü SOĞUKSU TESİSLERİ (bahçecik) idi.. DEVAMINI OKUİŞTE GELİŞME DİYE BUNA DENİR :) FACEBOOK’TA (173 ülke arasında) 4.üncü olarak gelişmiş ülkeleri bile solladık..KİTAP OKUMADA ise 86.ıncı SIRADAYIZ:)
Türkiye Facebook kurucusunu bile şaşırttı! Türkiye, 22.6 milyon kullanıcıyla Facebook’ta 4’üncü sıraya yerleşti.
Türkiye, 22.6 milyon kullanıcıyla ABD, İngiltere ve Endonezya’dan sonra facebook’ta 4’üncü sıraya yerleşti. Türkiye nüfusunun yüzde 29.16’sının kullandığı Facebook Teknoloji’nin Başkanı Bret Taylor, Türkiye’nin şirketin ekonomisi ve ürünlerinin başarısı için önemli olduğuna dikkat çekerek, yüksek kullanıcı sayısını yorumladı: “Oldukça sosyal bir ülke olmalısınız. Bu çok ilgi çekici bir durum” DEVAMINI OKUCEP’TE GİZLENEN GERÇEKLER..(KANSER OLMAK İSTEYENE 50 KONTUR BEDAVA!!!)
Uzmanlara Uzmanlara göre cep telefonları bundan 20-30 yıl sonra bir “kanser salgınına” yol açacak. Şimdiden Wall Street’in brokerlerinde beyin tümörü patlaması yaşanıyor bile…ABD’de yayınlanan GQ dergisi cep telefonu-kanser ilişkisi dosyasını açtı.Dergiye göre 1992’den bu yana ABD ve dünyanın finans kalbi Wall Street’in saatlerce cep telefonuyla konuşan çalışanlarında beyin tümörü patlaması yaşanıyor.Dünyaca ünlü Amerikan dergisi GQ, son sayısında cep telefonunun kanserle ilişkisini masaya yatırdı. Üreticilerin sigaranın ilk üretilmeye başlandığı yıllarda kanserojen etkisini gösteren araştırmaları nasıl engellediklerini hatırlatan dergi, cep telefonunun da en az sigara kadar zararlı olduğunu ortaya koyan onlarca araştırma bulunduğunu, ancak cep telefonu firmalarının milyonlarca dolar harcayarak bu araştırmaların ‘hasıraltı’ edilmesini sağladıklarını yazdı. GQ, cep telefonunun beyinde tümör oluşumuna sebep olduğuna yönelik iddiaların son dönemde ülkenin ünlü finans merkezi Wall Street’te yaşanan gelişmelerle gözle görülür şekilde kanıtlanmaya başladığını da belirtti.Borsa koridorları panik içinde DEVAMINI OKU
85 YAŞINDAKİ KIZI İLE YAŞAYAN MÜNİRE NİNE 105 YAŞINDA..(uzun ve sağlıklı yaşamanın BİRİNCİ SIRRI:dedikodu yapmamak..)
Sakarya’da 105 yaşına rağmen genç bir delikanlı gibi görünen Münire nine, uzun ve sağlıklı yaşanın sırlarını anlattı. Peki Münire nineyi sağlıklı kılan şeyler neydi?Sakarya’da 105 yaşındaki Münire Ararat, uzun ve sağlıklı yaşamayı az yemeye, az uyumaya ve az konuşmaya borçlu olduğunu belirtiyor.Osmanlı tarihinin bir bölümünü tanıklık eden, Atatürk dönemini yaşayan, Kurtuluş Savaşı’nı gören Cumhuriyetin kuruluş ve sonraki günlerini yaşayan Münire Ararat, uzun yaşamanın üç temel sırrı olduğunu belirtiyor. Hayat tarzının sağlıklı ve uzun yaşamak için çok önemli olduğunu ifade eden Ararat’a göre, uzun ve sağlıklı yaşamak isteyenler ‘az yemeli, az konuşmalı, az uyumalı ve çok çalışmalı’ önerisinde bulunuyor. Nisan 1905 doğumlu olan Münire Ararat,- az uyumak,
- az konuşmak-dedikodu yapmamak ve
- az yemek gibi üç temel unsurun yanında bazı prensipleri de hayatına sıkı sıkı uyguladığını anlattı. DEVAMINI OKUBU HAFTA BEYNİNE İYİ BAK HAFTASI!!!!(Beynimizi daha etkin nasıl kullanabiliriz?)Kullanılmayan organ körelir. Sürekli TV seyrederek beyninizi düşük viteste çalıştırmayın. Beyninizin sınırlarını zorlamayan etkinlikler, beyninizi geliştirmez.
“Bu Hafta Beynine İyi Bak” Beyin, insan vücudunun yüzde 2’si ağırlığında olmasına rağmen, geriye kalan %98’i yönetiyor.Peki beynimiz daha etkin bir biçimde kullanmak için neler yapmalıyız? Kişisel Gelişim Merkezi’nin kurucusu Mümin Sekman’ın hazırladığı “Bu hafta beynine iyi bak!” adlı “beyin kullanma kılavuzu” beyninizi nasıl daha etkin kullanabileceğinizi anlatıyor.Bazı Dip Notlar: Beyin açık havada ve ayaktayken daha iyi çalışır. Önemli kararlarınızı açık havada yürürken alın.Beyin örneklerle akıl yürütür. Kararsız kaldığınız bir durumda “Atatürk benim yerimde olsaydı ne yapardı?” diye düşünün.Yabancı bir dil öğrenme ve ezber beyni güçlendirir. Her gün birkaç yeni kelime öğrenin ve kullanın.Zihinsel jimnastik yapın. Bunun için başta Sudoku olmak üzere bulmaca ve satranç gibi oyunları kullanabilirsiniz.Zihinsel rutinlerinizi kırın. Bazen telefonu sol elinizde tutun, çantanızı diğer alinizde taşıyın, evinize başka bir yoldan gidin. DEVAMINI OKU
İNSANA BOŞUNA EVLİYA DEMEZLER!!!!!!!!!!!!!
Bir adam, kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi bir şey yapmış olmak için bunu, o zamanlar aynı zamanda aşevi işlevi görmekte olan bir dergaha bağışlamak ister.Adam Hacı Bektaş-ı Veli’nin dergâhına gider. Durumu Hacı Bektaş-ı Veli’ye anlatır ve o ‘ helal değildir’ diyerek bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergâhına gider ve aynı durumu Mevlana’ya anlatır. Mevlana ise bu kurbanı kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş-ı Veli’ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmemiş olduğunu söyler ve Mevlana’ya bunun sebebini sorar. Mevlana şöyle der: DEVAMINI OKU
BİTTİM..MAHFOLDUM.!!DİYEBİLMEK İÇİN BUNLARI MUTLAKA YAPMALISIN: (BİREYSEL İFLAS İÇİN 5 HIZLI YOL)
İflas etmenin 5 hızlı yolu: Global ekonomik kriz deyim yerindeyse ” Ayağını yorganına göre uzatmayanları” ezdi geçti. Global ekonomik krizde şirketler gibi milyonlarca kişide iflas etti. Hem de yüzde 20 gibi bir artışla.İflas etmelerinin nedeni ise çok basit 5 kurala sahip olmamalarıydı.
KREDİ KARTINA BAĞIMLI YAŞAMAK:Plastik karta bağımlı ve nakit yerine kredi kartını tercih edenler krizin en ciddi mağdurları oldu. Kredi kartınızın limitini yükseltirken giderin gelirden fazla olması ve kredi kartının acımasız faizleri milyonlarca kişiyi iflasa sürükledi.
DEVAMINI OKUGRİPTEN NASIL KURTULURSUNUZ?
Gripten kurtulmanın en önemli yolu doğru beslenmekmiş. Gripten kurtulmak için hangi meyvelerin tüketilmesi gerektiği bu sayfada anlatılmıştır. Soğuk havalarla birlikte kış hastalıklarının da görülme sıklığı artmıştır. Şuan çevrenizde birçok insanın grip olduğunu farketmişsinizdir. Enfeksiyondan korunmak için balık, süt, yumurta… Yumurta, süt, balık, ıspanak, portakal, havuç, yeşilbiber, kayısı gibi sarı, turuncu ve yeşil sebze ve meyvelerde bulunan A vitamini güçlü bir antioksidandır. Bol Bol C vitamini Tüketin C vitamini vücuttan zararlı maddelerin atılmasını sağlamakta ve savunma sistemini güçlendirmektedir. Yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, portakal, limon, mandalina, kuşburnu gibi besinler bol miktarda C vitamini içermektedir Fındık, ceviz ve Badem tüketin E vitaminin vücut çalışmasındaki en önemli görevi antioksidan özelliğidir. DEVAMINI OKU
KREDİ KARTI BORCUM YÜZÜNDEN BÖBREĞİMİ SATIYORUM…
KREDİ KARTI BORCUM YÜZÜNDEN BÖBREĞİMİ SATIYORUM: İnternet üzerinden böbreğini satılığa çıkartan bazı kişilerin verdiği ilanlar şöyle:“ DEVAMINI OKU
1 BARDAK KOLA 1 SAATTE VÜCUTTA NELER YAPIYOR? Bir bardak kolanın bir saatte vücudunuza yaptığı zarara inanamayacaksınız!!!!!!!!!!!!!!
1 bardak kola 1 saatte vücütta neler yapıyor? Bir bardak kolanın bir saatte vücudunuza yaptığı zarara inanamayacaksınız. İşte felakete götüren kısır döngü… 1 bardak kola 1 saatte vücütta neler yapıyor?: 1. İlk 10 dakikada: Kanınıza hemen 10 çay kaşığı kadar şeker girer. Bu normal günlük dozun 100 katı kadardır. Bulantınızın olmamasının nedeni içinde bulunan ’fosforik asiddir’. 2. İlk 20 dakikada: Kan şekeriniz aşırı şekilde yükselir. Bunun sonucu pankreasınızda aşırı derecede insülin salgılanır ve kan şekerinin fazlası karaciğerde yağ olarak depolanmaya başlar. 3. 40 dakika içinde: Kafeinin tamamı dolaşıma girmiş olur. Kan basıncı yükselir, karaciğerden daha fazla şeker yapılarak kana geçer ve kan şekeri tekrar yükselir. 4. 45 dakika içinde: Beyinde dopamin yapımı artar, mutluluk hissi başlar (eroinin etkisine benzer bir etki meydana gelir.) 5. 60 dakika içinde: Ani açlık hissi oluşur. 6. Tekrar kolaya ve tatlılara saldırısınız. 7. Bu kısır döngü devam ettiği süre karaciğer ve göbek yağlanması artar, vücudun tüm hücrelerinde LEPTİN ve İNSÜLİN DİRENCİ gelişir. 8. Şişmanlık hastalığını başlatmıştır ve bütün dejeneratif hastalıkların nedenidir. DEVAMINI OKU
HER BEŞ BOŞANMANIN BİRİ FACEBOOK YÜZÜNDEN!!!!!!!!
Amerikan Boşanma Avukatları Akademisi tarafından yapılan araştırmaya göre, flört içeren mesajlar ve fotoğraflar Facebook yüzünden boşanmaların nedenlerinin başında geliyor.Araştırmada ayrıca Facebook yüzünden boşanmaların çoğuna, yıllardır görüşülmeyen eski sevgililerle temasa geçmenin de yol açtığı belirtildi.Avukatlar, boşanma davalarında Facebook’un kanıt için en büyük kaynak olduğunu, bunu MySpace ve Twitter’ın takip ettiğini bildirdi.Türkiye’de de gösterilen “Desperate Housewives” dizisinin oyuncusu Eva Longoria, basketbolcu eşi Tony Parker’dan Facebook’ta bir kadınla görüştüğü için boşanmıştı. DEVAMINI OKU
HİCRİ YILBAŞINIZ HAYIRLARA VESİLE OLSUN..
Muharrem Ayı ve Aşure Günü …………… “Şehrullahi’l-Muharrem” olarak meşhur olan, yani “Allah’ın ayı Muharrem” olarak bilinen Muharrem ayı, İlahi bereket ve feyzin, Rabbani ihsan ve keremin coştuğu ve bollaştığı bir aydır. Allah’ın ayı, günü ve yılı olmaz, ancak Allah’ın rahmetine ermenin önemli bir fırsatı olduğu için Peygamberimiz tarafından bu şekilde ifade edilmiştir.Âşura Günü ise Muharrem’in 10. günüdür. Âşura Gününün Allah katında ayrı bir yeri vardır. Bugünde Cenâb-ı Hak on peygamberine on çeşit ikramda bulunmuş ve kudsiyetini arttırmıştır. Bu günlerde oruç tutmak çok faziletlidir.
Hicrî Senenin ilk ayı olan Muharrem ayının 10. günü Âşura Günüdür. Muharrem ayının diğer aylar arasında ayrı bir yeri olduğu gibi, Âşura Gününün de diğer günler içinde daha mübarek ve bereketli bir konumu bulunmaktadır.
Âşura Gününün Allah katında da çok seçkin bir yerinin olduğunu Fecr Sûresinin ikinci âyeti olan “On geceye yemin olsun” ifâdelerinin tefsirinden öğrenmekteyiz.
Bazı tefsirlerimizde bu on gecenin Muharrem’in Âşurasine kadar geçen gece olduğu beyan edilmektedir.(1) DEVAMINI OKUBİR YILIN MUHASEBESİNİ YAPMAK YADA ÇILGINLAR GİBİ EĞLENMEK VE ÇAM AĞACI VE HİNDİ VE NOEL BABA…
Ülkemizde bir çok farklı dinin mensubu vatandaşlarımız bir arada huzur içinde yaşamaktadır.Bu çeşit bir huzur, şu sıralar malesef muasır medeniyet seviyesini örnek aldığımız ve bilim ve teknolojisine değilde dini geleneklerine ve tüketim çılgınlığına özendiğimiz Avrupa da bile yok.. Bizde HBEZAU olarak hıristiyan vatandaşlarımızın çam ağacı süsleyerek,hindi yiyerek ve noel babalarını bekleyerek kutladıkları bayramlarını tebrik ediyoruz.Biz müslümanların hiç bir bayramını kutlamayan hırıstiyanların bu bayramını , çam ağacı süsleyerek ,hindi yiyerek ve onların noel babasını babaları kabul ederek kutlayan sözde müslümanları ise kınıyoruz.2011 yılında insanoğlunun her geçen gün hayvanların seviyesine yaklaşan İNSANLIK DERECESİ nin melekler seviyesine doğru yükselişe geçmesini diliyoruz.SİZ 2011 İÇİN 2011 SİZİN İÇİN HAYIRLI OLSUN..Hbezau DEVAMINI OKU
ÇOĞUNLUĞU YABANCI OLMAK ÜZERE RAHATSIZ EDİCİ MAİLLERİN ARTMASI SONUCU SİTEMİZ YORUMLARA KAPATILMIŞTIR.İLETİŞİM İÇİN hbezau@gmail.com ADRESİNİ KULLANABİLİRSİNİZ.Saygı ve Sevgilerimizle.HBEZAU
DEVAMINI OKUHÜR ADAM’I HAKETMEK YADA RECEP İVEDİK’E MÜSTEHAK OLMAK…
Türkiye Cumhuriyeti sinema tarihinde hasılat rekoru, yaklaşık 4 milyon 350 bin biletli izleyiciyle “Recep İvedik-2″te… Bu utanç verici rakam, ülkemizin hem yüz yıllık entelektüel birikimi, hem de halkımızın sinema bilgisi ve bilincini simgeliyor ne yazık ki… Yapımcılar görevini yaptı, dağıtıcılar görevini yaptı, benim gibi sinema yazarları da görevini yaptı…Şimdi artık sıra sende…HÜR ADAM ı yalnız bırakmayarak “İvedik”e müstahak bir toplum olmadığımızı cümle âleme sen göstereceksin ey güzel halkım!………Hür Adam filmine bir de bu gözle bakın Sinama eleştirmeni Ali Murat Güven, ‘Hür Adam’ı yazdı. Güven, elinde filmi göstermeyi reddeden sinemaların listesinin olduğunu açıkladı. Filmin zirve ve zayıf noktaları ne? ‘Hür Adam’ın finali neden açık bırakıldı?Güncelleme: 18:05 TSİ 10 Ocak 2011 Pazartesi…………………………….Yeni Şafak’ın sinama eleştirmeni Ali Murat Güven’in Bediüzzaman Said Nursi’nin hayatının anlatıldığı Hür Adam filmi ile ilgili yaptığı değerlendirme……………….Sinama eleştirmeni Ali Murat Güven Hür Adam filmine tam not verdi. Güven elinde “Hür Adam’ı göstermeyi reddeden sinema salonları”nın listesinin olduğunu açıkladı…………………..Yalnızca çekilmesi bile başlıbaşına bir DEVRİM olan CESUR FİLM…………………..Bir yandan, son bir haftadır incelediğim ‘Hür Adam’ı göstermeyi reddeden sinema salonları listesi’ne, diğer yandan da televizyonlardaki tartışma programlarında, gazetelerdeki köşelerinde üç kuruşluk yarım yamalak tarih bilgileriyle öfke içinde çığıran gözü dönmüş tiplere bakıyorum……………………Dincinin de solcunun da laikçinin de en bağnazını böylesine dostça kolkola girmiş, ‘Hacı Fellini’ lâkaplı Mehmet Tanrısever’e koro hâlinde saldırırken gördükçe, ‘Minyeli Abdullah’tan sonra bir kez daha tarih yazmayı başardın be çılgın adam, helâl olsun sana!’ demekten kendimi alamıyorum.
Uzun yıllardan beri gerek gazetemizin sayfalarında, “Bediüzzaman’ın ibretlik olaylarla dolu hayat hikâyesinin beyazperdeye aktarılması” yönünde ısrarlı yazılar yazan, gerekse katıldığı radyo-televizyon programlarında, panellerde, söyleşilerde bu konuda coşku dolu konuşmalar yapan bir sinema yazarı olarak, bugün ne “Hür Adam”ın yapımcı-yönetmeni Mehmet Tanrısever’in, ne de anılan filmin oyuncuları, senaristleri ya da teknik ekibinin günü… DEVAMINI OKUMOTİVASYONUNUZU NASIL ALIRDINIZ?!!
Motivasyon, davranışı amaca doğru harekete geçiren itici güç veya bir hedefe ulaşmak için yüksek seviyelerde çaba gösterme isteğidir. Bu istek kişisel veya kurumsal hedeflerin yerine getirilmesinde oldukça önemli bir rol oynamakta. Birçok işe alım görüşmesinde veya yöneticinizle yaptığınız yıllık performans değerlendirmelerinde önünüze çıkan bir kavram. Nasıl motive olursunuz? Para mı, prestij mi, başarı mı sizi motive eder? Kısaca, ne sizi daha çok çalışmaya sevk eder? DEVAMINI OKU
GÖZLERİNİZ GÖRÜYORMU? (küçük bir farklı bakış öyküsü)
Adamın biri ilk defa gittiği küçük bir kasabada duran bir arabanın yanına sokulmuş ve arka koltukta tek başına oturan çocuğa;
- Buranın yabancısıyım, demiş. DEVAMINI OKUTEHLİKELİ KELİMELER-1-AHMAK
AHMAK:Aklı az, görüşü kısa olan.Aklı hiç olmayana deli denir.Aklı olup da aklını kullanmayana veya kullanamayana ahmak denir. Ahmak, aklı az, görüşü kısa, basiretsiz, kötü huylu kimsedir.Kârını ve zararını iyi düşünemez.Hikmet, iyiyi kötüden, hakkı bâtıldan ayıran kuvvettir.Hikmetin lüzumundan az olmasına ahmaklık denir.Ahmak, hayrı, şerri birbirinden tam ayıramaz.Ahmaklık, kârını zararını bilmemek, iyiyi kötüyü ayıramamak, körü körüne bir şeye saplanıp gitmektir.İyilik yapıyorum sanarak kötülük eder, fitneye sebep olur.Susulacak yerde konuşur. Çeşitli zararlara sebep olur.Akıllı kimse, nefsine uymaz ve ibâdet yapar. Ahmak olan nefsine uyar, sonra Allah’ın DEVAMINI OKU
YAŞAMASINI SEVENLERİN EL KİTABI. Dikkatle okuyunuz… (Bu yazıyı hbezau@gmail.com’a gönderen Sn:FATİH SARI ya teşekkür ederiz.)
SAĞLIK:
1. Çok su için…2. Kahvaltıyı kral, öğle yemeğini prens ve akşam yemeğini de dilenci gibi yiyin….3. Ağaçlarda ve bitkilerde yetişen yiyecekleri daha çok ve fabrikalarda üretilen yiyecekleri daha az yiyin….4. 3 E ile yaşayın — Energy, Enthusiasm, and Empathy (enerji, heyecan ve duygu paylaşımı)…..5. Meditasyon, yoga ve dua yapacak zaman yaratın….6. Daha çok oyun oynayın…..7. Daha fazla kitap okuyun…..8. Her gün en az 10 dakika sessiz olarak oturun…..9. 7 saat uyuyun….10. Her gün 10 – 30 dakika yürüyüş yapın. Ve yürürken gülümseyin….. …….KİŞİLİK:
11. Hayatınızı başkalarınki ile karşılaştırmayın. Onların seyahatinin ne hakkında olduğuna dair hiçbir fikriniz yok.
12. Kontrol edemeyeceğiniz olumsuz düşüncelere veya şeylere sahip olmayın. Bunun yerine enerjinizi olumlu şekilde şu an için harcayın.
13. Kendinizi fazla abartmayın; sınırlarınızı bilin. DEVAMINI OKUPEDOFİLİ: (Çocukları cinsel açıdan çekici bulan) tehlikesi için UZMANLAR UYARIYOR: Çocuklarınızı bilgilendirin..
SIRADIŞI’mısınız, SIRADAN’mı? MELİH ARAT VE SIRADIŞI YAŞAM BECERİLERİ
10 kitap, Türkiye’de ve yurt dışında seminer çalışmaları, ekip arkadaşlarına yazarlık süreçlerinde mentorluk, her hafta İstanbul, İzmir, Ankara ve her ay Londra seyahatleri… Bütün bu temposuna ve üretimine rağmen cep telefonundan arayabildiğiniz, araya sekreterleri sokmaya ve çok çalışan sıra dışı bir insan. Birçok tanınmış kitabın yazarı, kitaplarının yanı sıra radyo programlarıda hazırlayan Melih Arat, Türkiye’de radyolarda yönetim konulu programlar yapan ilk kişidir. Arat ayrıca ABD Hükümeti’nin Küreselleşme ve İş Dünyası programı için Türkiye’den davet edilen tek kişidir. İngiltere’de London School of Economics gibi kurumlarda İngilizce olarak Sıra Dışı Yaşam Becerileri konusunda seminerler vermiş olan Melih Arat bilgi ve deneyimlerini bizlerle paylaşıyor.
Öncelikle merhaba. Bize biraz kendinizden bahseder misiniz ?
Amacım, insanlara ve kuruluşlara kendi potansiyellerini hayata geçirmelerine ve kendi potansiyellerini geliştirmelerine yardım etmek. İnsanların sıra dışıve mutlu olmaları için uğraşıyorum. Öğrenimimi merak ederseniz, öğrenimimin bu işlerle ilgisi hemen kurulamaz. İ.Ü. Rus Dili ve Edebiyatıbölümünden mezunum. D.E.Ü.’de İşletme Yüksek Lisansı yaptım. Yine D.E.Ü.’de Amerikan Kültürü ve Edebiyatı konusunda doktora yapıyorum. 8 yıl profesyonel çalıştım. 1993 yılından beri konuşmacılık ve 1996 yılından beri danışmanlık yapıyorum. İstanbul, İzmir, Ankara ve Kayseri’de Okull isimli eğitim merkezlerim var.
Neden kişisel gelişim ve sıra dışılığı seçtiniz?
Aslında kişisel gelişimi seçmedim. İşletme yönetimi konusunda araştırmalar yaparken fark ettim ki, dünyanın en iyi şirketlerini kendilerini geliştiren insanlar yönetiyorlar. Üniversite tek başına insanı yetiştirmiyor; meslek kazandırıyor; bilgi veriyor; ama iş hayatında başka meziyetlere ihtiyacımız var. Örneğin, üniversite insanı yaratıcı yapmıyor; sosyal becerilerini geliştirmiyor. Halbuki bizim yaratıcı olmaya, sosyal becerilerimizi geliştirmeye ihtiyacımız var. Bugün facebook’a baktığımızda bu kuruluş, işletmecilik başarısı olmaktan önce yaratıcılık ürünüdür. Bugün Türkiye’de çok iyi yönetilen kurumsallaşmış şirketler var; ama yaratıcılık olmayınca yönetim işe yaramıyor. Sosyal beceriler de bir o kadar önemli. Eğer başka insanlarla sağlıklı bir bağlantı kuramıyorsanız, onların gönüllerini kazanamıyorsanız, onları taraftar ya da iş ortağı yapamıyorsanız yaratıcılığınız da bir işe yaramıyor. Çünkü ürün ve hizmetlerini alacak, satacak ya da sunacak başka insanlara ihtiyacımız var.
Çok başarılı bir eğitimcisiniz. Bunun sırrı nedir peki?
Eğitim sözünü pek tercih etmiyorum. Biz ekip arkadaşlarımla “Öğrenme Ortağı” diye bir terim kullanıyoruz. Seminerlerimize katılan insanlar, bizim öğrenme ortaklarımız. Diğer bir deyişle sınıf ortamında hiyerarşimiz yok. Başarılı bir seminer performansının arkasında eğlenceli öğrenme vardır. Konuşmacı içeriği olabildiğince eğlenceli bir şekilde sunmalıdır. Bununda basit bir yolu vardır. Eğer konuşmacı kendini eğlendirmeye odaklanırsa, katılımcı da eğlenir. Bir konuşmacının katılımcıyla empati kurması gerekir. Katılımcının sıkıldığını ya da anlamadığını fark ederse hemen bir önlem almalıdır. Katılımcısına duyarlı, dersine iyi çalışmış konusunu bilen, önden oyun ve alıştırma gibi konularda hazırlık yapmış bir konuşmacının iyi bir performans sergilemesini bekliyoruz.
Hayatınızda dönüm noktası dediğiniz anlar oldu mu?
Okul arkadaşım Ertan Tınas’ın bana hocalık yapan Boğaziçi Üniversitesi kıdemli hocası Erkunt Tamer ile tanıştırması benim hayatımda kritik rol oynamıştır. Erkunt Tamer, bana genelleme yapmamayı öğretti ki, bu dünyada sahip olabileceğiniz en kritik bilgi sayılabilir. Melih Mekik, bana Amerikan işkitaplarına ve uluslararası iş ortamına açılan dünyanın kapısına götürmüştür. Melih Mekik’in tetiklediği okuma ve araştırmalar beni daha sonra ABD hükümetinin daveti noktasına ulaştırmıştır. Tınaz Titiz ve Peter Drucker bana kitaplarıyla akıl hocalığı yapmışlardır. Peter Drucker ile de beni tanıştıran yine Ertan Tınas olmuştur. Murat Başboğa benim dergi yazarı olmama vesile olan kişidir. Bu anlattıklarımın hepsinin bir öyküsü var. Örneğin, okul arkadaşım Murat benim Macro Economy dergisine yazmama vesile oldu. O daha sonra Yeniyüzyıl ve Sabah gazetelerine yazmama bir kapı açtı. Bir gazetenin yazarıolunca tüm gazetelerin yazarı olabiliyorsunuz. Lisans’ı altı senede tamamlayabildim. O zaman uzamasından çok şikayetçi olmuştum. Ama belki de zamanında bitse idi, bir şirkete girip orada yönetici filan olacaktım. Uzaması daha sonra danışmanlık sürecine dönecek olaylar serisine itti. Evlenip İstanbul’dan İzmir’e gitmem Sıra Dışı Yaşam Becerileri’ni başlatmama yol açmıştır. Evlilik hayatımdaki bir sürü kariyer çalışmasını bitirirken birçok yenisini sokmama y ardım etti. İzmir’de katıldığım bir tiyatro kursu çok hoşuma gidince, ben de bir kurs açmaya karar verdim ve Sıra Dışı Yaşam Becerileri’ni (o sırada 4 yıllık araştırmamı) sunmaya başladım. Farkındaysanız hep insanlardan söz ettim. Çünkü bir insanın yaşamını insanlar değiştirir.
Bize birazda bilinmeyen yönlerinizden de bahseder misiniz ?
Çok az kişi fotoğraf çektiğimi bilir. Lise yıllarında ödüller aldım. Liseden sonra İstanbul’da fotoğraf sergisi açtım. İlk tırmandığım dağ, Ağrı Dağı’dır. Cesaretim sonsuz görünüyor. Bu dünyada her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum. Papyonla filan gezsem de içimde çok sportif bir adam yaşıyor. En az bilinen yönüm de kimse inanmasa da içe dönük bir kişiliğim var. Halbuki herkes beni dünyanın en sosyal, en rahat insanı sanıyor. Sosyal olmayıöğrendim. Rahatlıkta özgüvenin yüksekliğinden geliyor.
Sizce herkes sıra dışı olabilir mi ?
Aslında bir insan sıra dışı olamaz. Bazı davranışlarımız ve eylemlerimiz ya da kararlarımız sıra dışı olabilir. En sıra dışı diyeceğimiz insan bile, yemek yer, uyur ve tuvalete gider ya da giyinir. Dolayısıyla kelimenin tam anlamıyla her şeyimizle sıra dışı olamayız. Ama öyle bir resim yaparız ki, o tarzı biz yaratmışızdır. Öyle bir kahve yaparız ki, bir benzeri olmaz. Öyle bir telefon zil sesi kullanırız ki kimsenin aklına böyle bir ses kullanmak gelmemiştir. Öyle bir özgeçmiş hazırlarsınız ki, insanlar sizi fark eder. Örneğin, bir kupaya özgeçmişinizi bastırırsınız. “Benimle tanışıp bir kahve içmek istersiniz diye düşündüm” notuyla gönderirsiniz sizi iş görüşmesine çağırırlar. Elbette biz, birçok tercih ve davranışında sıra dışı olan insanlara “sıra dışı bir insan” diyoruz. Bu anlamda tutucu olmayan, yeniliklere açık, risk alabilen ve akıllıca bağlamalar yapabilen herkes sıra dışı olabilir.
Sizce sıra dışı olmak insanlara neler kazandırır?
Sıra dışı olmanın en büyük avantajı, seçilmek ve fark edilmektir. Satrançta bir tane vezir, sekiz tane piyon vardır. Sıra dışı olmazsak piyon olur gideriz bu dünyada. Bir üniversite öğrencisi, bir helikopter kazasında ölen parti başkanı için hiç üzülmediğini söyledi. Neden diye sorduğumuzda “Ben ölsem o üzülmeyecekti çünkü.” dedi. Geçerli ve geçersiz bir mantık. Geçerli, çünkü önerme doğru. Geçersiz, çünkü ölen kişi toplumun içinde sıyrılmış bir liderlik pozisyonu elde etmiş ve sıra dışı bir kazayla kaybettiğimiz bir insan. Dolayısıyla Türkiye’de o partiden olsun ya da olmasın o kişinin ölümüne çok sayıda insan çok üzüldü. Dolayısıyla sıra dışı olduğunuzda öldüğünüzde bile ağlayanınız çok oluyor.
Yaşamınızda kendinize örnek aldığınız kişi veya kişiler var mı?
Peter Drucker benim örnek aldığım insanlardan biridir. Peter Drucker her 2 yılda bir konunun uzmanı olurmuş. Ben 2 yıl ayırmıyorum; ama her yıl (bazen 1-2 yıl) belirli bir konuya odaklanıyorum. Bu yılın konusu Osmanlı Padişahları’nın Liderlik Sırları. Geçtiğimiz yıl El Yazısından Karakter Analizi’ne odaklanmıştım. Peter Drucker, bir self didaktik (kendi kendini eğitmiş kişi). Ondan öğrendiğim bir öykü de var. Joseph Schumpeter, hayatında 6 değerli ekonomist yetiştirmiş olmakla övünüyor. Ben de konuşmacı, danışman ve yazar yetiştirmeye çalışıyorum. DEVAMINI OKUÖLÜLERDEN MESAJ VAR:YASİN’İ LÜTFEN KENDİNİZ İÇİN OKUYUN
Mümin bir halde ölen kardeşlerimize bir kısa mesaj gönderme imkanı tanınsaydı, farklı ve haklı bir çok mesaj göndermek isteyeceklerdi şüphesiz..Fakat başlıktaki gibi bir mesaj gönderselerdi, kanaatimce bu çok ama çok haklı bir mesaj olurdu.Üstelik böyle bir mesaj çokta fedakarca olurdu.Kendileri için okunmasına elbette memnun olmaktadırlar.Çünkü bu onların varsa sıkıntılarını hafifletmekte,sıkıntıları yoksa derecelerini yükseltmektedir.Fakat bizim kendi halimize bakmadan ısrarlı bir şekilde sadece onlar için okuduğumuzu gördükleri ve bunun onların bulunduğu yerden tuhaf karşılandığını bildikleri için bu mesajı gönderme gereği duyacaklardı. DEVAMINI OKU
BİR ŞEHİT NİŞANLISI:ŞEFİKA (Çanakkale savaşından etkilenen ve etkilenebilen insanlara ithafen..)
NECİP FAZIL KISAKÜREK’İN VASİYETİ (NE VASİYET AMA!!)
“1-Bu vasiyet, çoluk-çocuğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade, onlarında içinde olduğu geniş ve umumî zümreyi muhataf tutuyor. Başta gerçek Türkün ruh köküne bağlı yeni gençlik, şu kadar yıllık mücadele hayatımda beni okumuş veya dinlemiş her fert, kısaca Allah ve Rasûlüne perçinli herkes… Onlara hitap ediyorum ve dileklerimizin yerine getirilmesi için gerekli çalışmalı işte bu yeni gençliğe ısmarlıyorum. Eğer üzerlerinde bir hakkım varsa, Hesap Gününde tek tek sorumludurlar. Emanetim beni seven ve İslâm davasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese… DEVAMINI OKU
KARŞINIZA ÇIKAN HER İNSANIN, SİZDEN ÜSTÜN EN AZ ÜÇ ÖZELLİĞİ OLDUĞUNU BİLİYORMUYDUNUZ?
Bir söz hatırlıyorum; “Karşınıza çıkan her insan en az üç özelliği ile sizden üstündür” Tamamen bu kelimelerden oluşmasa da anlatmak istediği mana tamamı ile bu idi…………………..Buradan her insanda en az üç adet artı özellik , fakat eksik olan yada değişmesi gereken bir sürüde eksi özellik vardır şeklinde bir mantıkta çıkabilir ki; Bununda doğru olacağı kanaatindeyim.Üstün özelliklerimizi belirlemek ilk yapacağımız şey olmalı fakat bu konuda pek zorlanmayız da, eksiklerimizi kabulde ve geliştirmekte daha çok zorlanmaktayız…………………..Mesela ilk bakışta bir çok özelliği ile sıradan ve veya silik bir görüntü arzeden biri, çok zor durumlarda sizden daha sabırlı olabileceği gibi, insanlara yada tüm canlılara karşı merhameti sizden çok daha fazla olabilir..Edebiyatı ve diksiyonu sizden kötü olduğu halde sevgi ve hoşgörü ifade eden davranışları ile sizden daha üstün olabilir……………………………….Bu konuda bir anı okuduğumu hatırlıyorum. Yazar bir vapur seyehatinde yüzünün çok çirkin olduğunu düşündüğü bir adam görür.Fakat biraz sonra ilk okul çağındaki çocuğunun ona,onunda çocuğuna karşı duyduğu sevgiyi ortaya seren diyaloglarına şahit oldukça, çok çirkin olduğunu düşündüğü adam yazarın gözünde gittikçe normalleşmiş ve hatta güzelleşmiştir. DEVAMINI OKU
En çabuk kim iş buluyor? İŞTE MESLEKLERİN İŞSİZLİK ORANLARI !!!!
Türkiye İstatistik Kurumu’na göre, işsizliğin en yoğun olduğu meslek grubu bilgisayarcılar olarak ortaya çıkıyor. Bilgisayarcılar arasında işsizlik yüzde 21 düzeyinde. İşletme ve gazetecilik alanında ise işsizlik sırasıyla yüzde 15.1 ve yüzde 14.1 oranında seyrediyor………Meslek grupları arasında en kolay iş bulan gruba gelince… Bu grupta hukukçu ve güvenlikçiler yer alıyor. Çünkü ekonomik kriz dönemlerinin ardından hukukçu ve güvenlikçiler daha kolay iş buluyor. Ödenemeyen alacakların icra yoluyla tahsili ve takibi hukukçu talebini çoğaltıyor. Hukukçu ve güvenlikçiler arasında işsizlik oranı yüzde 1.8 oranında bulunuyor. Yine sağlık elemanları ve veterinerler de en kolay iş bulan gruplar arasında. İşsizlik sağlık elemanlarında yüzde 2.5, veterinerlerde yüzde 4.7 olarak gerçekleşiyor…………………..Anlayacağınız bir dönem gençlerin ısrarla talep ettiği bölümler olan bilgisayar, işletme ve gazetecilik şimdi işsizliğin en yoğun olduğu alanlar arasında sayılıyor. Peki bu sorunun serbest piyasa ekonomilerinde çözümü ne?
Çözüm, hangi alanlarda işsizliğin yoğunlaştığını topluma sık sık duyurmaktan geçiyor. Zira kamuoyuna sinyallerin doğru verilmesi meslek seçiminin doğru yapılmasını sağlıyor. Aksi takdirde, Ankara’dan planlama yaparak sorunu çözmek zor. Çünkü kişinin meslek seçme özgürlüğünü kısıtlayamazsınız ama onu doğru bilgilendirerek hayatının en önemli tercihinde yönlendirebilirsiniz. DEVAMINI OKUBU DÜNYA BÖYLEDİR
DEVAMINI OKUBERAT KANDİLİNİZ MUBAREK OLSUN..(berat nedir,neden mubarek gecedir,neden kandil diyoruz?)
Mübârek sözcüğü “bârake”nin ism-i mef’ulü olup, hayır ve bereket verilmiş demektir. Bir terim olarak Cenab-ı Hakk’ın başka gecelerden üstün kıldığı geceleri ifade eder. DEVAMINI OKUGELECEK SANA HAZIR..YA SEN?
1 GÜN SONRASI İÇİN GELECEK HAZIR DEVAMINI OKU
HAZIRLIK AŞAMASINDA
HAZIRLIK AŞAMASINDA DEVAMINI OKU
HİKAYE/ŞİİR
HİKAYELER : DEVAMINI OKU
İNOVASYON NEDİR?
Günümüzün hızla değişen rekabet ortamında ayakta kalabilmek için şirketlerimizin ürünlerini, hizmetlerini ve üretim yöntemlerini sürekli olarak değiştirmeleri ve yenilemeleri gerekmektedir. Bu değiştirme ve yenileme işlemi “inovasyon” olarak adlandırılır.
İnovasyon, yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirmek ve bunu ticari gelir elde edecek hale getirmek için yürütülen tüm süreçleri kapsar. Yeni veya iyileştirilmiş ürün, hizmet veya üretim yöntemi geliştirme, yeni düşüncelerden doğar. İnovasyon sürekliliği olan bir faaliyettir. Bu nedenle, ortaya atılan, geliştirilerek işler hale getirilen ve sonuçta firmaya rekabet gücü kazandıracak şekilde pazarlanan bu fikirlerin ve sonuçlarının tekrar tekrar değerlendirilmesi ve yeni getiriler için yaygınlaştırılarak kulanılması gerekir. Bu sayede doğacak yeni fikirlerse yeni inovasyon faaliyetlerini doğurur. DEVAMINI OKUFARKLI BAKIŞ ÖYKÜLERİ
FARKLI BAKIŞ-1 DEVAMINI OKU
ESMA-ÜL HÜSNA MUCİZESİ
Esmaül Hüsna Ve Şerhi İSMİ CELİL ANLAMI TESBİH ADEDİ TESBİH NİYETİ Er- RAHMÂN Bütün Yaratılmışlar hakkında hayır ve merhameti tercih eden günde 298 Dünya ve Ahirette Allah’ın sevgilisi olmak Er- RAHÎM Çok merhamet eden, büyük nimetler veren. günde 258 Maddi ve Manevi Rızıklar El- MELİK Bütün Kainatın Tek Sahibi ve mutlak hükümdarı. günde 90 Emir sahibi olmak, maddi ve manevi güçlü olmak El- KUDDÛS Hatadan, gafletten, aczden ve her türlü eksiklikten pek uzak, pek temiz günde 170 Günahlardan kurtulmak ve kalp temizliği Es- SELÂM Kullarını selamete çıkaran, Cennetteki bahtiyar kullarına selam veren günde 131 Korkulan herşeyden korunmak El- MÜ’MİN Gönüllerde iman ışığı uyandıran, kendine sığınanları
koruyup rahatlatangünde 137 Kötü hastalıklara düşmemek El- MÜHEYMİN Gözeten ve Koruyan günde 145 İnsanların düşüncelerini anlar
korunurEl- AZÎZ Mağlup edilmesi mümkün olmayan galip günde 94 Düşmanlara galip gelmek El- CEBBÂR Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla yaptırmaya müktedir olan günde 206 istek ve Arzuların olması için El- MÜTEKEBBİR Her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren günde 662 İzzete ve refaha nail olmak El- HALÎK Bütün varlığı, halleri ve hadiseleri, tayin ve tesbit eden
hepsini yoktan var edengünde 731 İşlerde üzüntüden ve sıkıntıdan kurtulmak El- BÂRİ’ Eşyayı ve herşeyin vucüdunu
birbirine uygun halde yaratangünde 214 İşinde Başarılı olur, şöhret bulur El- MUSAVVİR Tasvir eden, herşeye bir biçim ve özellik veren günde 336 Maksat ve merama ulaşmak için El- ĞAFFÂR Mağrifeti pek çok günde 1281 Bağışlanmak ve günahlardan korunma El- KAHHÂR Herşeye her istediğini
yapacak şekilde galip
ve hakim olangünde 306 Zalimleri kahretmek için El- VEHHÂB Her türlü nimeti devamlı bağışlayan günde 14 Sıkıntısız borçsuz bir hayat için Er- REZZÂK Yaratılmışlara faydanılacak şeyleri ihsan eden günde 308 Bol rızıklı ömür için El- FETTÂH Her türlü zorlukları açan ve kolaylaştıran günde 489 Maddi manevi hayırlar için El- ALÎM Her şeyi çok iyi bilen günde 150 ilim zenginliği için El- KÂBID Sıkan, Daraltan günde 903 Zalimin zülmünden kurtulmak için El- BÂSIT Açan, Genişleten günde 72 İşlerin büyümesi mal ve paranın bereketi
El- HÂFIDYukardan aşağıya indiren alçaltan günde 1481 Kötüden ve belalardan korunmak Er- RÂFİ Yukarı kaldıran, yükselten günde 351 İnsanlar arasında ve işinde yükselmek için El- MUİZ İzzet veren, ağırlayan günde 117 Fakir ve zelillikten kurtulmak El- MÜZİL Zillete düşüren, hor ve hakir eden günde 770 Düşmanları zelil etmek için Es- SEMİ’ Herşeyi iyi işiten günde 180 Duaların kabulu için El- BASİR Her şeyi iyi gören günde 112 Acziyetin kalkması için El- HAKEM Hükmeden, hakkı yerine getiren günde 68 Haklı davasını kazanması için El- ADL Çok Adaletli günde 104 Adaletli olmak için El- LÂTÎF En ince işlerin bütün
inceliklerini bilen, kullarına iyilikler ulaştırangünde 129 Dileklerin olması, kısmet ve rızık için El- HABÎR Herşeyin iç yüzünden
gizli taraflarından haberdargünde 812 Hafıza ve idrakin genişlemesi için El- HALÎM Suçlara karşı hemen ceza vermeyen
yumuşak davranan, süre verengünde 88 Ahlak ve hilim güzelliği için El- AZİM Çok Azametli günde 1020 Sözünün tesirli ve sayırlı olmak için El- ĞAFÛR Affı ve mağfireti pek çok günde 1286 Günahların affı, kötü ahlakı bırakmak Eş- ŞEKÛR Kendi rızası için yapılan iyiliklere
daha fazlasıyla karşılık verengünde 526 Talihin açıklığı, bol rızık El- ALİY Pek yüce, Pek yüksek günde 110 Zilleten kurtulmak ve ilim için El- KEBİR En büyük, pek büyük günde 232 Hürmet görmek için El- HAFIZ Yapılan işleri bütün tafsilatıyla tutan,
herşeyi belli bir vakte kadar bela afetten koruyangünde 998 Nefsinin ve malının korunması için El- MUKÎT Her yaratılmışın gıdasını,
azığını verengünde 550 Muhtaç olunan şeyi kazanmak için El- HASİB Herkesin hayatı boyunca yapıp
ettiği herşeyin hesabını bütün
detayları ile bilengünde 80 Herkese karşı alnı açık olmak El- CELÎL Celalet ve Ululuk sahibi günde 5329 Bir zalimi zorbayı zelil etmek için
El- KERÎMLütfü ve keremi çok geniş, çok bol günde 270 Bol rızık ve kolaylıklara nail olmak Er-RAKÎB Bütün varlığı gözeten bütün işleri murakabe eden günde 312 Her işte Allah’ın koruması altında olmak için El- MUCİB Kendisine dua edenlerin isteklerini veren günde 3025 Duaların kabul olunması için El- VASİ’ İlmi, rahmeti, kudreti, af ve mağfireti geniş, müsaadekar günde 137 Ömür uzunluğu, rızık ve sıhhat genişliği için El- HAKÎM Bütün emirleri ve bütün işleri hikmetli günde 6084 İlim ve hikmet sahibi olmak için El- VEDÛD Kullarını çok seven, sevilmeye gerçekten layık olan günde 400 Herkesin sevgisini kazanmak El- MECÎD Şanı büyük ve yüksek günde 3249 İzzet ve şerefin artması için El-BÂİS Ölüleri diriltip kabirlerinden çıkaran günde 573 Kuvvetli irade ve alacaklarını almak için Eş- ŞEHÎD Bütün zamanlarda ve her yerde hazır ve nazır günde 319 Şehid olmak, heybetli olmak için El- HAK Varlığı hiç değişmeden duran günde 108 İmanda, ibadette sabit olup, imanlı ölmek El- VEKÎL Kendisine tevekkül edenlerin işlerini en iyi neticeye ulaştıran günde 66 Allah’tan her türlü yardımı görmek için El- KAVİY Pek Güçlü günde 116 Kansızlık ve vücudun güçlü olması için El- METÎN Çok Sağlam günde 500 Maddi ve manevi sağlam olmak için El- VELİY Sevdiği kullarının dostu günde 2116 Her işinde Allah’ın yardımı için El- HAMİD Ancak kendisine hamdedilen, bütün varlığın diliyle yegane övülen günde 3844 Kazancın genişlemesi
El- MUHSÎSonsuzda olsa tek tek
herşeyin sayısını bilengünde 148 Zekanın kuvvetli olması El- MÛBDÎ Bütün varlıkları örneksiz ve maddesiz olarak ilk baştan yaratan günde 57 Her işte muvaffak olmak için El- MUÎD Varlıkları yok ettikten sonra tekrar yaratan günde 124 Elden kaçanı geriye kazanmak için El- MUHYÎ Can bağışlayan, hayat ve sağlık veren günde 68 İşlerin başarılı olması için El- MÜMÎT Canlı bir mahlukun ölümünü yaratan günde 490 Harama bakmamak, kötülükten vazgeçmek El- HAY Diri, herşeyi bilen, herşeye gücü yeten günde 324 Sözü tesirli ve herkesten tazim görür El- KAYYÛM Gökleri ve yeri, herşeyi tutan günde 156 Allah’ın izniyle her istekleri olur El- VÂCİD İstediğini istediği anda bulan günde 196 Kaybedilen şeyi bulmak El- MÂCÎD Kadr ve şanı büyük, kerem ve iyilikleri pek çok günde 48 Kazancın bolluğu için El- VAHİD Zatında, sıfatlarında, işlerinde, hükümlerinde, isimlerinde asla ortağı ve benzeri olmayan TEK günde 3669 İstediği olur, kalbi uyanır, aklı nur
Es- SAMEDİhtiyaçları ve sıkıntıları gideren tek merci günde 134 Hiç kimseye muhtaç olmamak El- KÂDİR İstediğini istediği gibi yapmaya gücü yeten günde 305 İstediğini yapmaya gücü yetirmek El- MUKTEDİR Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde istediği gibi tasarrufta bulunan günde 744 Her işte başarılı olmak El- MUKADDİM İstediğini ileri geçiren, öne alan günde 184 Daima yükselmek için El- MUAHHİR İstediğini geri koyan, arkaya bırakan günde 847 Kötü birinin uzaklaştırılması için El- EVVEL İLK günde 37 Her hayır işinde birinci olmak için El- AHİR SON günde 801 Ömür uzunluğu için Ez- ZÂHİR Herşeyde görünen aşikar günde1106 Her meselenin zuhuru için El- BÂTIN Herşeyden gizli günde 62 Nefsi mutmain ve kalbi geniş olması için El- VÂLİ Kainatı ve her an olup biten herşeyi tedbir ve idare eden günde 47 Sözünün tesirli insanların sevmesi için El- MÜTEÂLÎ Aklım mümkün gördüğü herşeyden, her hal ve tavırdan daha yüce günde 551 Devletten istediğini elde etmek için El- BERR Kulları için daima kolaylık ve rahatlık isteyen, iyiliği çok günde 202 Herhalde iyilik bulmak için Et- TEVVÂB Tevbeleri kabul edip, günahları bağışlayan günde 409 Tövbelerin kabulu için El- MÜNTEKIM Suçları adaleti ile müstehak oldukları cezaya çarptıran günde 630 Zülüm ve fenalıktan korunmak El- AFÜV Çok affeden günde 156 Rızık bolluğu
Kalp huzuruEr- RAÛF Çok lütüfkar
Çok esirgeyengünde 287 Hiçbir varlıktan zarar görmez MALİKÜ-L MÜLK Mülkün ebedi sahibi günde 212 mal ve kazanca zarar gelmez Zül Celâl-i Ve’l İkrâm Hem büyüklük sahibi
hem fazl-i kerem sahibigünde 1100 işlerin kolaylığı için El- MUKSIT Bütün işlerini denk ve
birbirine uygun yerli yerinde yapangünde 209 Eşler arasını düzeltmek için El- CÂMİ’ İstediğini istediği zaman
istediği yerde toplayangünde 114 Küsleri barıştırmak için El- GANİY Çok zengin ve herşeyden müstağni günde 1060 Büyük servet ve geniş rızık El- MUĞNİ İstediğini zengin eden günde 1100 Geçim genişliği bol rızık El- MÂNİ’ Birşeyin meydana gelmesine izin vermeyen günde 161 Kaza beladan uzak olmak için Ed- DÂRR Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan günde 1001 Zararlı kişinin kahrı için En- NÂFİ’ Hayır ve menfaat verici şeyleri yaratan günde 201 Hastalıktan uzak olur
hastaysa şifa bulurEn- NÛR Alemleri nurlandıran, istediği simalara, zihinlere ve gönüllere nur yağdıran günde 256 doğruyu yanlışı görmek ve kalp nurluğu için El- HÂDÎ Hidayet veren, istediği kulunu muradına erdiren günde 400 çocukların itaatkar olması için El- BEDİ’ Örneksiz, benzersiz, hayret verici alemler yaratan günde 86 Allah’ın yardımına nail olmak için El- BÂKÎ Varlığının sonu olmayan günde 113 Ömrün uzunluğu, sıhhatin iyiliği için El- VÂRİS Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibi günde 707 Uzun ömür, bol mal, bol rızık ve şeref Er- REŞÎD Bütün işleri ezeli takdirine göre yürütüp, dosdoğru bir nizam ve hikmet üzere sonucuna ulaştıran günde 514 İçki ve zinadan kurtulmak ve güzel ahlak için Es- SÂBÛR Çok sabırlı günde 298 Başladığı işi kolay bitirmek için MAİL ADRESİM
HBEZAU İLKELERİ
MEVLANA DİYORKİ:
KATEGORİLER
- FARKLI BAKIŞ ÖYKÜLERİ (1)
- HÜSEYİNOVASYON (1)
- İNOVASYON ÖRNEKLERİ (1)
- KIRKAMBAR (138)
- KİŞİSEL GELİŞİM YAZILARI-HBEZAU (3)
- PAZARLAMA DÜNYASI (1)
- PAZARLAMA YAZILARI-HBEZAU (1)
Son Yazılar
- GELECEK VE DÖRT KELİME (çin,altın,tarım ve şeker)
- GELECEK SANA HAZIR..YA SEN?
- SIRADIŞI İNSANLARIN SIRADANLARA ORANI:0.000001…………….VE YAPILACAK İŞLER VE DA VİNCİ
- HAZIRLIK AŞAMASINDA
- HİKAYE/ŞİİR
- İNOVASYON NEDİR?
- FARKLI BAKIŞ ÖYKÜLERİ
- KAYBETMEK İÇİN DOĞANLARIN 10 ORTAK ÖZELLİĞİ
- YARATILIŞ AĞACININ EN ŞEREFLİ MEYVESİ..
- HER ŞEY MÜKEMMEL TASARLANMIŞ,FAZLALIK VE EKSİKLİK YOK…
- ESMA-ÜL HÜSNA MUCİZESİ
- TÜRKİYE NEREYE KOŞUYOR? (Şamil TAYYAR) neler olup bittiğini anlamak isteyenlere uzun fakat güzel bir yazı..
- İşinizi yerde ararken ‘Sosyal Medya’da Bulabilirsiniz(İŞ ARAMADA YENİ YAKLAŞIMLAR)
- Steve Jobs’ın Başarısının Sırları
- WİKİLEAKS VE JULİAN ASSANGE HAKKINDA NE BİLİYORSUNUZ? (ne biliyorsanız bilin fakat bu yazıyı okuyun..)
Bağlantılar
- DR.YILMAZ ARGÜDEN
- GENÇ BEYİN DERGİSİ
- MELİH ARAT-SIRADIŞI YAŞAM BECERİLERİ
- ONK.DR HALUK NURBAKİ
- SAKVA-SAKARYA YARDIM VAKFI
- UZAY VE TAŞKIN TUNA
- YETENEK.COM/MUHAMMET BOZDAĞ
KELİME ARA
ARŞİV
TAKVİM
Mayıs 2012 Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz « Nis 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 GİRİŞ
HAYATIN SAYFALARI

